KİNEZİK

30 okunma Ağustos 2021

Yeni bir ay ve yeni bir yazı konusu. Geçtiğimiz ay “Eksiksiz Bütünlük” anlamına gelen, Holistik Kavramının tanımı üzerinde durmuş, aslında bildiğimiz kavramların karşılığı olan kelimelere ne kadar yabancı olduğumuzdan bahsetmiştim. Bugün de insanlık tarihi kadar eski olan ama kelime itibari ile yabancı olduğumuz hatta bazılarımızın belki de ilk defa duyduğu yeni bir kavramla karşınızdayım.

İnsanlık tarihinin en eski belki de ilk iletişim yöntemi, beden dilidir. Henüz duygu ve düşünceler yazıya hatta henüz söze bile dökülmemişken insanların ilk kullandıkları dil bugün de hepimizin sıkça başvurduğu beden dili olarak bilinir. İşte bu ay sizlerle paylaşacağım konu İnsanların birbirleriyle iletişim kurarken kullandıkları beden hareketlerini inceleyen çalışmaların tek bir kelime ile ifade edilmiş şekli yani Kinezik.

Bilindiği üzere, beden dili, insanların hatta hayvanların, jest, mimik ve hareketler ile konuşma işlevi olmadan iletişim kurmasıdır. İletişim de en etkili faktör kuşkusuz ki beden dilidir. Neden diye soracak olursanız düşünün ki, sözlü iletişim de kullandığınız kelimeler ne kadar profesyonel olursa olsun beden diliniz söylediklerinizi desteklemiyorsa iletişimde başarılı olma şansınız düşer.

Bu yüzden iletişim uzmanları, iletişimdeki etki düzeyini artırmak isteyenlerin; özellikle iş hayatında başarılı olmak isteyen kişilerin, öncelikle kendi beden dili dışa vurumlarının farkına varmalarını, kendi sözel ve sözsüz mesaj aktarımları arasındaki uyuma özen göstermelerini hatta bu uyumun düzeyini incelemelerini ve doğru beden dili kullanımlarını öğrenmelerini önerirler. Konu hakkındaki bilgilenme düzeyinin artması, kişilerin kendilerini daha iyi tanımalarına ve ilişkilerinde daha etkili olmalarına, diğer insanlara karşı anlayış göstermelerine ve hoşgörü geliştirmelerine yardımcı olurken, iletişim içinde olunan bireylerin iç dünyalarına ilişkin bilgi sahibi olunmasına da destek verebilir.

Beden dili içten samimiyetin, doğruluğun, dürüstlüğün, kendine özgüvenin ya da bunların tam tersinin dışa vuruş şeklidir. Karşınızdaki insana seni seviyorum derken beden diliniz ile başınızı sağa sola sallıyorsanız bu söylediğinizi inkâr ediyorsunuz demektir. Bu durumda samimiyet süreniz, yalancının mumunun yatsıya kadar yanmasından ibarettir. 

Başınız ve yüzünüzdeki mimikler haricinde beden dilinde en çok kullanılan organlarımız ellerimizdir. Bu sebeple ellerimizi kullanırken avuç içlerinin durumu da bir hayli önemlidir. Sözgelimi açık avuç, doğruluğu, inançlılığı ve itaatkârlığı gösterirken avuçlar kapalı ise bu durum olumsuzluğa kişinin bir şeyleri sakladığına işaret edebilir.

Eğer avuç açık ise bu defa da yönüne dikkat etmek gerekir. Temel avuç konumları avuç yukarı bakıyor ve avuç aşağıya bakıyor şeklinde tarif edilir. Kişi konuşurken ellerini kullanıyor ve avuç içleri yukarı bakıyorsa bir de seçtiği kelimeler ile bu beden dili uyumluysa kişi samimidir.  Örneğin, bir kişi tamamen açık ve dürüst olmak isterse, bir ya da iki elini diğer kişiye doğru avuçlar görülecek şekilde uzatır ve dürüst olmak istediğini bu şekilde ifade eder.

 Ama bu durumun tam tersi avuç içleri aşağı bakıyorsa üstelik bir şeyi tutmaya çalışıyor bir şeye yaslanarak konuşuyorsa ya da daha da önemlisi saklıyorsa, kişi kaygılı ya da güven eksikliği hissediyor demektir. Doğruluğundan dürüstlüğünden ve samimiyetinden şüphe etmek gerekir. Örneğin, bir çocuk yalan söylediğinde ya da bir şey sakladığında ellerini arkasında saklayabilir. Bir bey hanımına gece neden geç kaldığını açıklayama çalışırken avuçlarını birleştirerek saklayabilir ya da onları ceplerine sokabilir!...

Unutmayın beden dili bilinç dışımızın etkisi altındadır ve bilinç dışı tesadüflerle çalışmaz. Mutlaka tetiklenmiştir. Ve içeride ne varsa dışarıya da o çıkar.

Bu nedenle beden dilinin ifade ettikleri iki dudağın arasından çıkan kelimelerden çok daha fazla anlam yüklüdür. Beden dili eğitimini aldığım değerli hocam Murat Kaplan, beden dilini görünenlerden görünmeyenleri okuma sanatı diye tarif etmişti. İşte tam da bu nedenle beden dili ve mimikler kullandığımız kelimelerden daha önemlidir.

İnsan toplumsal ve kültürel bir varlık olduğundan, jest ve mimikler de kültüreldir. Bu nedenle her kültürün kendisine özgü bir beden dili dağarcığı vardır. Bu dağarcık bireylere bir toplumun üyesi olarak bireysel tercihlerini, zevklerini, duygu ve düşünce biçimlerini yansıtabilecek seçenekler sunar.  Bu seçenekler toplumsal konum, tabaka ve sınıflarla da yakından ilgilidir. Bu nedenle, bazı jest ve mimikler kimi ortamlarda ve kimi kişiler için onaylanmadığı gibi, beden dilinin sık ve abartılı kullanılıp kullanılmaması da toplumsal konumla ve rollerle de yakından ilişkilidir.

Günümüzde beden dili dışavurumları, gündelik yaşam pratikleri içinde kişilerin doğal olarak başvurdukları, yaygın bir mesaj aktarma kanalı olarak kabul edilir. Bu durumun temelinde, yapılan gözlemler ışığında çoğu insan hareketinin otomatikleşmiş olması, genellikle kontrol dışında bilinçsiz olarak yapılması ve insanların anlatmak istedikleri ruh hallerini sürekli olarak bedensel dilleri aracılığıyla karşılarındakilere aktarmaya çalışmaları yatar. Bir başka deyişle iletişim uzmanları, iletişim sürecinin yaklaşık % 60 oranlık büyük bir kısmının beden dili dışavurumlarıyla gerçekleştirildiği üzerinde hemfikirdirler.

Kendimize olan güvenimizi kazanmak, toplum önünde söz söylemek, başarılı olmak ve elbette doğru iletişim kurabilmek için, beden diliyle iletişimi tanımak, bol bol pratik yapmak, günümüzün getirdiği iletişime ayak uydurmak şarttır. İletişimi başardığımız an her şey o kadar kolay görünecek ki, başarı normal bir eyleme dönüşecektir. Mutluluk samimiyette gizlidir. Samimiyette saygı ve sevgi vardır. Ve unutulmamalıdır ki niyet anlaşmak ise sadece göz teması ile bile anlaşmak mümkündür.