PANDEMİ SONRASI YENİDÜNYA’DA DİJİTAL DÖNÜŞÜM 

30 okunma Eylül 2020

İnternetin gelişmesi ve insanların çevrimiçi ağları yoğun kullanmaya başlaması son yirmi yılda tüm iş yapış şekillerimizi değiştirirken, Pandemi süreciyle birlikte dünya dijital değişim ve dönüşüm sürecini daha radikal bir biçimde yaşamaya başladı. 

Etrafımıza şöyle bir göz gezdirdiğimizde ekonomiden sosyal hayata, eğitimden sağlığa bildiğimiz tüm sistemlerin değiştiğini, dönüştüğünü hatta bu değişim ve dönüşüm sürecine olan adaptasyonun da eskiye oranla bu dönemde daha da hızlandığını görmekteyiz. 

Pandeminin  tüm dünyayı etkisi altına aldığı son bir yılı değerlendirecek olursak, daha önce yapılamaz denen şeylerin artık mümkün olduğunu da deneyimleyerek yaşamış  ve öğrenmiş olduk. Çocuklarımız okula gitmeden uzaktan eğitim alırken, biz büyükler de ofise ya da iş yerlerimize gitmeden çalışmanın mümkün olduğunu deneyimledik. Hatta hastaneye gitmeden doktor muayenesi olup reçetelerimizi e-reçete üzerinden alabilirken, kronik hastalığı olan hastaların tekrar tekrar doktora gitmeden raporlarının sistem üzerinden uzatılıp yenilendiğini ve eczanelerin bu sistemi düzenli olarak kontrol edip hastaların ilaç desteğini sağlayabildiğini de gördük. Büyük alış veriş merkezleri hınca hınç insan ile dolu iken salgının gerektirdiği tedbirler sebebiyle dijital araçlar üzerinden sanal alış verişler yapmaya başladık. Beğendiğimiz ayakkabıyı denemeden almayı, mağaza çalışanları ile temas etmeden ödeyebilmeyi öğrendik. Çoğumuz zaten biliyorduk internet alışverişini ama dokunarak ve deneyerek almayı daha çok tercih ediyorduk.Alış verişin yanı sıra ofislerimizde alışılagelmiş dosyalama, evrak, kâğıt gibi belgeleme ve saklama yöntemleri de değişirken, maliyet avantajı ve zaman kazandıran dijital dönüşümü seçerek de diğer  şirketlerle  rekabette bir adım öne geçer olduk.

 Dijital dönüşümün özellikle iş yaşamlarımızda üç önemli nedeni olduğunu tecrübe ettik. Bunlar teknolojiyi değiştirmek ve geliştirmek, rekabette etkili olmak ve yeni müşteri talebini karşılayabilmektir. Bu faydaları genel olarak sıralayacak olursak: Dijital dönüşümler firmaların müşterilerine rakiplerine oranla daha hızlı ve daha kolay cevaplar vermesini sağlar.Nasıl mı?Diğital sistemleri kullanarak.Mesela;

 e-Posta: Bürokratik süreçlerdeki dilekçelerin dijital versiyonu olarak kullanılır.

Kayıtlı elektronik posta (KEP): e-Postanın, e-imza ile gönderimdeki tüm adımları kayıt altına alan ve yasal geçerliliği olan iletişim türüdür.

e-Fatura ve e-Arşiv: Kağıt faturaların dijital versiyonuna denir.

e-Defter: Yevmiye defteri ve defteri kebirin dijital versiyonu olarak kullanılır.

e-İmza: Artık hayatımızın her alanında yer alan ıslak imzanın dijital versiyonudur.

e-Devlet: Devlet dairelerinde bulunmamıza gerek kalmadan ve sıra beklememeden erişebildiğimiz devlet kurumlarıdır.

e-Ticaret: Dükkan ve alışverişleri dijital ortama taşıyan ve mekana gitmeye gerek kalmadan ürün ve hizmetleri özgürce alıp satabildiğimiz dijital süreçtir.

e-Bilet: Günümüzde yolcu ve havayolu şirketi arasında kağıt bilet kullanımını ortadan kaldıran biletleme sistemine denir.

Tüm bu elektronik ortam faaliyetleri zaten uzun zamandır hayatımızda iken daha fazla ve daha hızlı kullanmayı öğrendik.

Bilgi teknolojilerinin yoğun kullanımı ile hem sosyal hem de iş süreçlerinin ve bilgilerin daha hızlı ama aynı zamanda daha az para ve daha az zaman harcayarak dijital (elektronik) ortama taşınması dijital dönüşüm olarak adlandırılıyor. Eğitimden sağlığa, bankacılık işlemlerimizden her türlü sosyal hayatımıza kadar hayatımızın her alanı dijitalleşmeden payını aldı. Elbette bunu mümkün kılan sadece mecburiyet değil aynı zamanda bunu mümkün kılan dijital araçlara sahip olmamız.

Zaten başlamış olan dijital dönüşüm, pandeminin de etkisi ile dünyanın hızını ve kolaylığını özellikle iş hayatımıza daha fazla taşımaya mecbur kıldı.  Alışverişin şeklinin e-ticarete kaydığı günümüzde, güvenlikten ödeme sistemlerine her yerde dijital dönüşüm etkisini gösterir oldu. Birkaç yıl öncesine kadar bir robotun kargomuzu getirmesine, restoranlarda siparişin bir robot tarafından alınmasına, hatta basit bir hamburgeri robot bir şefin hazırlamasına çok sıcak bakmıyorduk. Oysa günümüzde, hele ki pandemi sonrası yenidünyada dijital dönüşüm ve onunla birlikte hayatımıza giren, veriyi toplayan ve işleyen yapılara (robotlar, cobotlar, makineler) çok daha sıcak bakıyoruz. Pandemi süreci insanın geleceği için yapay zekâ ve dijital dönüşümün ne kadar kritik önemde olduğunu gösterdi. Artık biliyoruz ki çok yakın bir gelecekte yeni meslekler devreye girecek.

Gelecekte sıradan işleri makineler yaparken, insanlar onları kurgulayan, geliştiren, üreten süreçlerde yoğunlaşacak. Hatta hekimlik, avukatlık gibi meslekler bile yapay zekâyı iyi kullananların elinde yükselecek. Veri madenciliği, veri temizliği, veri mühendisliği gibi veri ile ilgili tüm alanların çok yakın zamanda parladığını göreceğiz. Çünkü günümüzün en değerli kaynağı veri olmuş durumda. Dijital dönüşümün merkezinde, geleceğin mesleklerinin içinde olmak için bugünü iyi okumak ve hemen bugün değişimin merkezinde yer almak gerekiyor. Elbette tüm bu değişime herkesin aynı tempoda ayak uydurmasını beklemek doğal olarak gerçekçi değil. Bir arada yaşayan veya çalışan tüm nesillerin aynı bilgi seviyesinde olmadığı dijital çağda, hem aile içinde hem de kurum içinde bilgi farkının avantajdan daha çok çatışma ortaya çıkardığına da maalesef yakından şahit olmaya başladık. Âmâ bunun için şimdilik yapacak çok fazla bir şey yok.

Dijital dönüşüm dünü, bugünü ve yarını kapsamaktadır. Bu nedenle daima değişim faktörü söz konusudur. Bu sürecin en iyi şekilde yönlendirilmesi, yönetilmesi ve hızlandırılması için birçok çalışmalar yapılmaktadır. Hatta size komplo teorisi gibi gelecek ama pandemi bu süreci hızlandırmanın yollarından biridir belki de.