DOĞA DOĞASINI BOZDURMAZ, 

30 okunma Mayıs 2020

CANLILAR İSE BESİN ZİNCİRİNİ BOZDURMAZ

  • Doğa da var olan tüm canlılar bir amaç için var olmuştur. Bu varoluş belli bir düzen içinde yaşamını sürdürür. 
  • Dağlardan aşağılara doğru akan sular kendine uygun yollar hazırlayarak, göllere ve denizlere ulaşırlar. 
  • Göller ve denizler; dalgalarla ve med cezirlerle kendilerine uygun kıyılar sahiller oluştururlar. 
  • Vahşi doğada yaşayan canlılarda, kendilerine uygun canlıları avlayarak beslenirler.
  • İnsanoğlu ise akan suların yataklarını değiştirerek, göl ve denizlerin kıyılarını doldurarak kendilerine yeni yaşam alanları oluştururlar. 
  • Doğa her 10 yılda bir kendini dizayn (Resetler, fabrika ayarı) eder.
  • Doldurulan kıyıları deprem ve dalgalarla geri alır. 
  • Dere yataklarına yapılan ev ve benzeri yapıları yerle bir eder. Kendi yatağında akmaya başlar. 
  • Doğada her canlının avlanıp beslenebileceği canlılar dünya var olduğunda tayin ve tanzim edilmiştir. (beslenme zinciri) 

Fare, çekirge ile beslenir. Yılan, fare ile beslenir. Porsuk ve kartal ise yılanla beslenir. Doğanın bu beslenme zincirine çoğu zaman insanlarda müdahale ederek, zincire kendilerini de dâhil ederek, yılan, çekirge, kurbağa vb. canlıları da beslenme tabldotlarına koymaktadırlar. 

İnsanlar tarafından yenmemesi gereken yılan, kurbağa vb. canlıları yediklerinde, beraberinde bu hayvanların bedenlerindeki mikroorganizmaları da yiyerek bedenlerine almaktalar ve bedeli ağır ödemektedirler. Bu da besin zincirinin insanlardan ALDIĞI BİR BAŞKA İNTİKAM DOĞASIDIR.

Mikroorganizmaların geçmişi insanlık tarihinden çok daha eskilere dayanmaktadır. Bu küçük organizmaların sebep oldukları bulaşıcı hastalıklar (veba, çiçek, tifo, kolera, sıtma vb.) insanları kitleler halinde öldürmektedir.  İnsanoğlu Viyanalı M. A. VAN Plenciz 1792 yılında hastalıklarda GERM (mikroorganizma) teorisini ortaya (keşfederek) koyarak antibiyotikleri keşfetmiştir. İnsanların immün (bağışıklık sistemi lenf bezleri) diğer anlamı AKKAN zayıflığında, bu mikroorganizmalar insanları hastalandırarak bertaraf etmektedir.  Mikroorganizmaların en büyük düşmanları bağışıklık sistemimizdir. 

Bağışıklık sistemimiz içinde en büyük tehdit; kötü beslenme, kötü yaşam koşulları (uykusuzluk, kötü alışkanlılar, aşırı stres ve depresyon vb.) hijyensizliktir.

Bağışıklık sistemimiz zayıf düşüp çöktüğünde, mikroorganizmalar önce bağışıklık sistemimizi ele geçirir, hücre ve bedenimizi işgal eder. 

CORONA virüsüne karşı önce korun 

Beslenme (ORAC) ile savunma bağışıklık sistemini güçlendir. 

KARA MÜRVER MEYVESİ VE ARONYA MEYVESİ (Redoxon kapsül)

Aronya ve Kara mürver meyvesi yıllardır dünyanın çeşitli bölgelerinde, grip, soğuk algınlığı, zatürre,  sinüzit vb. hastalıklara sebep olan virüslere karşı, antiviral etkisi bilimsel olarak kanıtlanmıştır. 

Kara mürver ekstralarının diğer kırmızı meyvelere göre, antioksidan ve fenolik içeriği olarak daha zengindir. (berrmidezsoto ve tomaj berberan 2004) 

Kara mürver ekstrasının AIDS ve H1N1 (domuz gribi) hastalıkların önlenmesi ve tedavisinde destekleyici etkileri tespit edilmiştir. (barak ve arkadaşları 2001-Konlee 1998)

Kara mürver ekstrasının faydalı etkileri;

  • Müshil özelliği kabızlığı giderici, 
  • İdrar söktürücü özelliği ile böbrek taşı oluşumunu önler
  • Balgam söktürücü
  • Zatürre ve bronşiti geçirmeye destekleyici
  • Ateş düşürücü

Kara mürver ekstrası, içerdiği etken maddeler aracılığı ile virüslerin vücut hücrelerine tutunmasını sağlayan HEMAGGLUTİNİN yapısını bozarak virüslerin insan hücrelerine girişini engellemektedir. Diğer taraftan aronya meyvesi  immün bağışıklık sisteminin aktivitesini artırarak virüslerle mücadelesini güçlendirmektedir. 

Vitamin C ve çinko güçlü antioksidan flovonoid, glukozid antosiyanın ve sambuni grince etken maddeleridir. 

KARA MÜRVER MEYVE EKSTRASI ELBERDERRY (SAMBUCOL) İLE İLGİLİ BİLİMSEL ARAŞTIRMALARI;

  • Şurup, kapsül ve pastilleri,
  • Tufts üniversity tarafından yapılan çalışmada, elderberryde dört farklı antosiyanelin, arter duvarlarında dizilmiş endotel hücrelerini, serbest radikallerin verdiği oksidatif zararlardan koruduğunu göstermiştir. 
  • Retroscreen virology of London, elderberry (siyah elderberry) kullanılarak üretilmiş SAMBUCOL şurubu test edilmiş; elderberry şurubunun H1N1 virüsü ve swine gribi olarak bilinen virüs üzerinde %70 etkili olduğunu göstermiştir. Aynı şurubun H5N1 virüsü üzerinde %99 etkili olmuştur. 
  • Almanya, kartlsrohe, bundesfors chungsanstalt research center for food’da, bilim adamlarının elderberry üzerinde yaptıkları çalışmalarda, elderberrydeki antosiyaninlerin sitokinleri baskılayarak bağışıklık sistemini destekleyerek güçlendirdiğini tespit etmişlerdir. 
  • Norveç de yapılan bir çalışmada elderberry (kara mücver çiçeği) şurubunun immün (bağışıklık sistemini), canlandırmanın yanı sıra, grip virüsleri de doğrudan baskılayarak virüsün vücuttaki yayılmasını durdurmaktadır. 
  • The Journal of in ternational medical research tarafından yapılan çalışma (araştırmalarda) elderberry (kara mücver) şurubu verilen grip hastalarından çoğunluğu 1 – 3 içerisinde iyileştikleri görülmüştür. Normal tedavi gören grip hastaları ise 5 – 7 gün içerisinde iyileşme görülmüştür. Elderberry şurubu kullanan grip hastası kişilerin virüsle savaşan antikor seviyelerinde artış görülmüştür. 
  • Online Journal of pharmacology and pharma cokinetics de yapılan bir çalışmada, iki gün üst üste günde 4 kez 175 mg. Elderberry ekstrası kullanan hastaların, semptomlarında (öksürük, yüksek ateş, balgam, yorgunluk vb.) %30 da tüm semptomlarının yok olduğu, %60 ise birçok semptomlarının yok olduğu görülmüştür. 
  • Phytochemistry’nin yayınlanan bir çalışmasında, elderberrynin flavanoidleri inhibe etmişlerdir. Aynı testi; oseltanivir ve tamiflu adlı ilaçlarla da yapmışlar, elderberrynin bu ilaçlardan çok daha güçlü olduğunu tespit etmişlerdir. 
  • İsrail de yapılan bir çalışmada hücre kültürlerindeki influenza A ve B özelliklerinin çoğalmasını baskıladığını göstermiştir. 
  • Queen mary college, üniversity of London’a bağlı retroscreen virology de yapılan bir çalışmada elderberry (sambucoun) kuş gribi virüsü H5N1’e karşı %99 etkili olduğu, hücre kültürlerinde virüs enfeksiyonlarının büyük ölçüde nötrize ettiğini, açıklamışlardır. 
  • NOT: Aronya ve Elderberry (kara mücver çiçeği) piyasada; şurup, kapsül, pastil ve çay olarak bulunmaktadır. 
  • Aronya ve Kara mücver çiçeğinin olgun meyveleri kullanılmaktadır. 
  • Aronya ve Kara mücver çiçeği şurup, kapsül, çay ve pastilleri hastalık tedavi etmez, hastalığın çabuk iyileşmesine yardımcı olabilir ve hastalanmayı önleyebilir. 

Aronya meyvesi (ORAC) değerin en yüksek meyvesidir. 

ORAC (oxygen radical absurbance capacty):

Vücudumuzda bulunan serbest radikaller, yediğimiz besinler tarafından emilme değerlerini gösteren ölçü birimi, besinlerin antioksidan değer birimidir. 

ORAC değeri yüksek olan besinlerin antioksidan değeri de yüksektir. 

ORAC değeri yüksek besinler, vücut direncini yükseltir. Bağışıklık sistemini korur. Her türlü hastalıkla mücadele etme kabiliyetini kazandırır.

Bitkiler doğanın ve güneşin zararlı etkilerinden korunmak için PİGMENTLERİNİ arttırırlar. Meyve ve sebzelerin rengi (yeşil, kırmızı, mor vb.) ne kadar koyu ise ORAC değeri de aynı oranda (antioksidan değeri) yüksek demektir. 

Sağlıklı vücuda sahip olabilmek için günlük 3.500 ORAC değerin de besin almak gerekmektedir. 

Bazı Besinlerin ORAC Değerleri 

  • ARONYA : 14.990 ORAC
  • KARA MÜRVER :14.700 ORAC
  • KURU ERİK :14.582 ORAC
  • BARBUNYA :13.727 ORAC
  • KURU FASULYE :13.529 ORAC
  • CRANBERRY :  9.584 ORAC
  • YABAN MERSİNİ :  9.019 ORAC
  • AHUDUDU :  6.058 ORAC
  • ÇİLEK :  5.930 ORAC
  • KIRMIZ ELMA :  5.900 ORAC
  • KİRAZ :  4.873 ORAC
  • NAR :  2.860 ORAC
  • ENGİNAR :  7.904 ORAC
  • SARIMSAK :  1.939 ORAC
  • ISAPNAK :  1.260 ORAC
  • BROKOLİ :     890 ORAC