Sürdürülebilir Gelecek ve Sürdürülebilir Yaşam

30 okunma Aralık 2020

Geçen aylarda köşemde Sürdürülebilirlik üzerine yazmıştım. Bu ay bunu biraz daha açalım. Nedir bu Sürdürülebilir Gelecek ve Yaşam? 

Sürdürülebilirlik; tanım itibariyle “stabil bir şekilde var olmak” anlamına gelmektedir. Var olurken, çevrenize, işletmenize ve doğanıza (buna işletmenin doğası ve ekosistemi de dahil) dış ve iç etkenlerden gelen olumsuz müdahalelerin en aza indirilmesi gerekmektedir. Dünyamızda bu müdahaleler genellikle hep insan eliyle yapılmaktadır ve bunlara bilimsel olarak “Antropojenik Etkiler” denmektedir. Bu olumsuz etkilerin artması, dünya ekosistemini olumsuz bir şekilde etkilemekte ve insanların yaşamlarını tehlike altına almaktadır. İşletmelerde veya kamu kurum yönetimlerinde de durum aynıdır. Bir süreç/prosesin başarıya ulaşabilmesi için sürdürülebilir olması gerekmektedir. 

Şekil 1: İşlemelerde üretim şeması

Şekil 1: İşlemelerde üretim şeması

Hammadde

Makine

İşçilik

Yönetim

Sermaye

Bili

Girişimcilik

Enerji

Geri Beslenme

Dönüşüm

Çıktılar

Hammadde

Makine

İşçilik

Yönetim

Sermaye

Bili

Girişimcilik

Enerji

Geri Beslenme

Dönüşüm

Çıktılar

 

Şekil 1’de mavi ile gösterilen bütün havuzların içindeki alt elemanlar sonsuz bir şekilde döngüde yer alabiliyorken, kırmızı havuzun içindeki dünyada, işletmelerimizde ve evlerimizde sınırlı düzeyde bulunmaktadır. 

1870 sanayi devriminden sonra tüketim ve üretim çılgınlığı o kadar arttı ki, şu an geldiğimiz noktada, yaşamamız için gerekli olan hammaddeler birer birer tükenmeye başladı. Şekil 2’de görüldüğü gibi, bölgemiz son üç ayda “Olağan Üstü Kurak” bir süreç geçirmiş bulunmaktadır. Bu bölgemizde bizleri derinden yaralayan orman yangınlarının çıkmasına ve bizim için OKSİJEN kaynağından öte, yaşamın var olması ve devam ettirilmesi için olmazsa olmazlarımız olan BİRİNCİL ÜRETİCİLERİN yanıp yok olmasına sebep olmuştur. Burada SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK bir sekteye uğramaktadır. Zincirin kilit noktasındaki bu kırılganlık, bölgedeki bütün süreçleri etkilemektedir (bu yangınlarda hem ciğerlerimiz hem evlerimiz hem de iş yerlerimiz/fabrikalarımız yandı). 

Ben bir bilim insanı olarak, yaptığımız analizler neticesinde geldiğimiz son nokta şudur:

  • Bölgemizde yöneticiler, STK’lar, Çevre Koruma Dernekleri, Vatandaşlar ve özellikle çocuklar bir araya getirilerek bilgilendirme toplantıları düzenlenmeli
  • Bölgemiz için Acil Eylem Planı oluşturulmalı
  • Bölgemiz için Sürdürülebilirlik açısından bir Risk Analizi yapılmalı
  • Bölgemiz için acilen bir Risk Eylem Planı oluşturulmalıdır.

Saygılarımla, Sağlıkla Kalın!