Endüstriyel Üretimde Multi- ve İnter-disiplinerlik!

30 okunma Ocak 2021

Türkiye’de en korkulan noktalardan birisi, farklı fikirlere sahip insanların bir araya gelerek tartışmaları hususudur. Bu durum eğitimden, topluma, üretimden tüketime kadar her alanda etkisini göstermektedir. Üretimin temel ayağı olan eğitimde de disiplinler arası etkileşim neredeyse sıfıra indirgenmiş vaziyettedir. Müfredatta sosyal bilimler alanında eğitim alan öğrenciler, sayısal alanda eğitim alanlardan neredeyse tamamen izole edilmiş bir vaziyettedir. Bu durum Üniversite eğitimine kadar devam etmekte ve üniversitelerde daha da dramatik bir hal almaktadır. Öğrencilerin büyük bir bölümü sadece alan derslerini alarak kendi alanlarında uzman olmak istemektedirler. Globalleşen ve teknolojinin bu denli hızlı değiştiği dünyada, çeşitliliği ve çeşitlilik arasındaki etkileşimleri zayıflık olarak gören sistemler batmaya mahkûmdur. Bu yüzden ülkemizde yüksek öğretim verilen kurumlarımızda birçok bölüm son yıllarda ya tamamıyla kapanmış ya da kapanmaya yüz tutmuş bulunmaktadır. Tek düzelik bu noktada en tehlikeli ve en yüksek risk etkisine sahip olgulardandır. Bir bilgisayar mühendisi, iyi düzeyde matematik, iyi düzeyde fizik ve kimya bilgisine ihtiyaç duymaktadır. Bunların yanında Elektrik-Elektronik ve Malzeme bilimlerinde en az kendi alanlarında bilgi sahibi olmak zorundadırlar. Bilginin ve verinin bu kadar bol olduğu günümüzde, endüstri mühendisleri bir bilgisayar programcısı kadar iyi programlama yapabilmeli, bir makine mühendisi gibi ürün tasarımdan anlamalı, bir işletme mezunu gibi yönetim alanında etkin olmalı ve bir ekonomist gibi iktisadi verileri yorumlayabilmeli. Zira işletmelerin karlarının maksimizasyonu ya da daha doğru bir değişle, bir işletmenin Pazar payı doğrultusunda üretimlerinin ve karlarının optimizasyonu konularında, bir istatistikçi gibi veri analizi yapabilmeli ve ekonomik değişkenlere bakarak süreçleri yönetebilmelidir. 

 

Öğrencilerimizin gittikleri iş görüşmelerinde, onlara yöneltilen soru kalıplarından ve işletmelerin verdikleri iş ilanlarındaki kriterlere baktığımız zaman, işletmelerde multi- ve interdisiplinerliğe hala önem verilmediği ve bu alanda özellikle meslek yetiştiricilerini yani üniversiteleri teşvik edemedikleri ön plana çıkmaktadır. Sürdürülebilir bir üretim için, kaliteli mühendislere ve temel bilimcilere ihtiyaç duyulacağı unutulmamalıdır. Üniversitelerin bu alanlarda kaliteli öğrenci yetiştirebilmeleri için, işletmeler bu alanlarda eğitim almış elemanlara ihtiyaç duyduğunu her platformda dile getirmelidirler. Bir ülke kendi kalifiye elemanlarını yetiştiremez ise, o ülkede üretim alanında faaliyet gösteren hiçbir firma başarılı olamaz. 

Bu alanda son yıllarda en büyük atılımları yapan ve inovasyona hakkettiği değeri veren ender şirketlerden bir tanesi Bayraktar A.Ş. İnovasyonun ve multi- ve interdisiplinerliğin neleri başarabileceğini bütün Türkiye’ye göstermektedirler. 

Peki, ülkemizde böyle bir eğitim modeli uygulanabilir mi? 

Böyle bir eğitim modeli başarışı olabilir mi?

Bu bizi tüketen bir toplumdan, üreten bir topluma dönüştürebilir mi?

Bütün bu soruların cevapları EVET. Ekteki şekilde, köy enstitülerinde okutulan dersleri görmektesiniz. İkinci dünya savaşından sonra, üretimi neredeyse sıfıra yakın bir ülkenin, bu enstitüleri kurarak ayağa kalkmasını görmektesiniz. Bu enstitülerde okutulan derslerin ve verilen eğitimlerin multi- ve interdisiplinerliğe uygunluğunu görmektesiniz. Bu enstitülerin üretim odaklı olduğunu görmektesiniz. İşte tamda buna uygun bir müfredatı üniversitelerimize getirmeli ve üniversite mezunlarımızı inovatif ve multidisipliner düşünmeye yatkın hale getirmeliyiz. Sonra üretim kalkınır, ekonomi kalkınır, refah seviyesi yükselir ve muasır medeniyetler seviyesine çıkarız.

Bu noktada değerli iş adamlarımıza ve bulanda çalışan üst düzey yöneticilerimize çok iş düşmektedir. Sürdürülebilir bir üretim için, sürdürülebilir bir eğitim gerekmektedir. 

Bu ay ki yazımı Ülkemizin Kurucusu ve yüzyılın en inovatif kişisi olan Mustafa Kemal ATATÜRK’ümüzün bir sözü ile noktalıyorum. Sağlıcakla kalın.

“Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için, en gerçek yol gösterici ilimdir fendir” Mustafa Kemal ATATÜRK