Endüstri Mühendisliğinin <<İNOVASYON>>daki Rolü

30 okunma Eylül 2020

İnsanların yerleşik hayata geçtikten sonra ki dönemlerde, yaşam tarzlarına ve kültür değerlerine göre ihtiyaçları değişmiştir. Sanayi devriminden sonra, makine gücü keşfinin getirdiği olumlu ve olumsuz katkılar toplumun her kesimine ulaşmıştır. Sanayi devrimi globalleşmenin önünü açmış ve daha fazla inovatif ürünlerin insanlara ulaşmasına olanak sağlamıştır. Sanayi devriminin en büyük İnovasyoncularından birisi şüphesiz Nokola TESLA dır. Hayatı boyunca, Alternatif Akım (AC), X-Ray Cihazı, Tesla Bobini, Kablosuz Elektrik, Radyo dalgalarının uzaktan kontrolü, Dizel Motor, Kanatsız türbin gibi sayısız inovatif ürünün mucidi, geliştiricisi ve 300’den fazla patente sahip olan Tesla, 19yy sonlarında Bilime, ArGe’ye ve hayatlarımıza en fazla dokunan Bilim İnsanlarından olmuştur. 

 

Ülkemizdeki eğitim politikasının yanlış yönlendirilmesinden dolayı, katma değeri çök yüksek olan Bilim Dalları maalesef ilk önce popüleriterliklerini kaybedip, sonrasında büyük oranda müfredatlardan çıkarılmaktadırlar. 2000’li yılların başlarında çok büyük umutlar bağlanan Tekstil Mühendisliği, Gıda Mühendisliği, Temel Bilimler, Çevre Mühendisliği gibi Bilim Dalları ve meslek grupları yanlış politika ve eğitim stratejileri ile günümüzde kapanma noktasına gelmiş bulunmaktadırlar. Mühendislik dalları arasında, geçmişten günümüze en kararlı adımlarla gelen bölümlerden birisi Endüstri Mühendisliği olmuştur. İnovasyona ve inovatif ürünlere verdiği değerler bölümü ve bölüm mensuplarını bu noktalara taşımış olup, önümüzdeki yüzyılda adından en fazla söz ettirecek bölümlerden birisi olacaktır. Önündeki tek engel, bölüm mensuplarının hızlı değişen dünya koşullarına ayak uyduramayıp körelmeye başlaması olacaktır. 

 

Örneğin, Endüstri 4.0 ve Toplum 5.0’ın konuşulduğu bu zaman diliminde, makine öğrenmesinin, yapay zekanın ve yönetim bilişim sistemlerinin bu kadar önemli olduğu dönemde, Endüstri Mühendisleri bu gelişmeleri pas geçmemeli ve kendilerini özellikle bu alanlarda çok etkin ve yetkin kılmalıdırlar. İnovatif düşüncelere sahip olmak ve inovatif ürünler geliştirmek kadar, bu ürünlerin kullanıcılara ulaştırılması, pazarlanması, dağıtılması ve yönetilmesi de son derece önem arz etmektedir. Bu alanda eğitim alan ve alacak olan öğrencilerime ve öğrencilere tavsiyem, üniversite sıralarına oturmadan bu alanlar hakkındaki ön çalışmalarını tamamlamalı ve üniversitelere belli bir birikim ile gelmelidirler. COVID-19’un en büyük etkilerinden bir tanesi olan, gerçek dünyanın dijitalleşmesi sürecini pas geçmemelidirler. 

 

Bu noktalarda Endüstri Mühendisliği eğitiminin amacı, öğrencilere başarılı yenilik yaratımları ve uygulamaları için mühendislik ve yönetim algısı kazandırmak, bilimsel araştırma yetisini kazandırmak, inovatif ürün geliştirme proseslerini tanıtmak ve bunun sonuçlarının endüstriyel işletmelerin faaliyetlerine uygun hale getirmek, bilimsel yöntemleri uygulamak, araştırma süreçlerini ve ekip çalışmasını düzenlemek, modern yazılım, donanım ve bilgi teknolojilerinin kullanımını tanımlamak ve tanıtmak şeklinde sayılabilir. Bu noktaların hepsinin toplandığı ve Endüstri Mühendisliği’ne eş değer bir kavram sayılan ArGe Mühendisliği şeklinde de tanımlanabilir. 

 

Yukarıda saydığımım amaçların her birisi vizyoner bir alt yapıya ihtiyaç duymakta olup, kişinin yaşam tarzı ve felsefelerinde ki misyonu ve vizyonu gelecekteki yol haritasının çizilmesine olanak sunmaktadır. Bu alanda çalışacak olan insanlar, dinamik gelişimlere ayak uyduracak bir dinamizme sahip olmalıdırlar ve bir bilgisayar işletim sistemi gibi kendilerini sürekli güncellemek zorundadırlar. Bu ve gelecek aylardaki yazılarım genellikle Endüstri Mühendisliği ve çalışma alanları hakkında olacaktır. Keyifle okumanız dileğiyle. Şimdilik Sağlıkla kalın ve mümkün olduğunca doğada kalın. Saygılarımla