Dünyada sadece Hatay'da yetiştiriliyor

5 görüntülenme Kasım-2020

Slow Food’un Antakya gönüllüleri, ‘Barburi’ üzüm çeşidinin yetiştiği Antioche Bağları’nda bağbozumu şenlikleri gerçekleştirildi.

Merkezi İtalya’da bulunan ve dünya genelinde insanların temiz ve güvenli gıdaya ulaşmaları için çalışmalar yürüten Slow Food adlı sivil toplum örgütünün Antakya gönüllüleri, ‘Barburi’ üzüm çeşidinin yetiştiği bağlarda, bağbozumu şenlikleri düzenledi. Slow Food Antakya Topluluğu tarafından organize edilen etkinlik, Dünyada sadece Hatay'ın Antakya, Samandağ ve Yayladağı'nda yetişen tarihi İpekyolu üzerinde bulunan Antioche Vine firmasına ait 200 dönümlük ‘Antioche Bağları’nda yapıldı. Hellenistik ve Roma dönemlerinin en görkemli kentlerinden birinin Antakya olduğunu ifade eden Slow Food Antakya Topluluğu Lideri Kenan Yurttagül, “Antik çağda üzüm ve bağların koruyucu tanrısı olan Dionysos adına düzenlenen bağbozumu şenlikleri; aynı zamanda bereketi, çoğalmayı, birlikte olmayı, coşkuyu da kutlamak için yapıldı. Dionysos'un Roma mitolojindeki adı da bitki büyütme, bereket ve tiyatro tanrısı olan 'Bacchus' olduğunu söylemek isterim. Bu etkinliğimizle; dünyada sadece Antakya’da yetişen ve çok değerli bir üzüm cinsi olan Barburi’yi yerinde yeni neslin daha yakından tanımasına vesile olduğumuz için mutluyuz. Unutulmaya yüz tutmuş Barburi cinsi üzümümüzün neslini sürdüren ve bizim etkinliği yapmamıza olanak sağlayan Abut Abdo ve Sayın Toni Abdo’ya  çok teşekkür ederiz ” dedi.    

Antioche Vine Firma Müdürü Edip Sautoğlu da Antioche’un öyküsünün 2006 ve 2007 yıllarında ilk asmaların dikilmesiyle başladığını ifade ederek, “ Unutulmaya yüz tutmuş Barburi üzümünü bulup deniz seviyesinden yüksekliği 100 metre civarında olan arazimize ektik. Yılın belli aralıklarında, hâkim rüzgârlar bağı serin tutuyor ve bağ hastalıklarının gelişmesini engelliyor. Antik çağlardan bugüne kadar gelen bir kırmızı üzüm çeşidi olan Barburi ayrıca Samandağ ve Yayladağı civarında olmak üzere, çok az sayıda; sadece dağlık ve izole bölgelerde üretmeye devam ediliyor. Toplam bağ alanı 200 dönüm civarında. Ayrıca her yıl bir miktar yeni bağ alanı kazandırılıyor” bilgisini verdi.

Bu arada Slow Food Antakya Topluluğu öncülüğünde, Altınözü/ Tokaçlı Mahallesi’nde biber hasadı da yapıldı.

Slow Food Antakya Topluluğu Lideri Kenan Yurttagül; biber tohumunun tarlaya ekiminden sofraya gelene kadar bin bir emek verildiğini söyleyerek sözlerine şöyle devam etti:

“Çiftçilerimizin önemli gelir kaynaklarından olan  kırmızı biberin hasadı ortalama 2 ay sürüyor. Çeşitli işlemlerden geçirilen biberler; iç piyasaya, ayrıca Avrupa ve Ortadoğu ülkelerine ihraç ediliyor. Burada yetişen biberler işlenmemiş, ilaçsız, geleneksel tür olduğundan, kalitesini korumak amacıyla tohumu alınarak nesli devam ettirilmelidir. Alınan tohumdan her yıl aynı kalitede biber geliştirebiliriz. Bu tohumları yetiştirebilecek kişilerle paylaşmalı, onlara tohumun geleneksel olduğunu, mevsim sonunda yine neslin devamı için tohum saklaması gerektiğini anlatmalıyız. Geleneksel tohumlarımızı ancak bu şekilde kaybetmeden koruyabiliriz.”

Slow Food:

Yöresel yemek kültürünün ve geleneklerinin kaybolmasını engellemek, hızlı tüketimin ani yükselişine karşı koymak amacı ile 1989 yılında kurulan küresel bir harekettir. Başlangıcından bu yana iyi, temiz ve adil gıda teması ile yola çıkan birlik 160’dan fazla ülkede bu hareketin etkin olmasını sağlamış ve dünyanın her yerine yayılmıştır. Slow Food yiyeceğin kültür, politika, tarım ve çevre de dahil olmak üzere yaşamın birçok yönüne bağlı olduğuna inanmaktadır. 

BAŞKAN SAVAŞ’IN ZİYARETİ

Bu arada Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, ekonomik değeri yüksek olan Antioche ve Barburi türü üzüm bağlarında incelemelerde bulundu.

Antakya’nın en büyük sanayi kuruluşu Hateks Hatay Tekstil İşletmeleri A.Ş. üretim fabrikasını ziyaret eden Başkan Savaş, havlu üretimi yapan sanayi tesisini gezdikten sonra bahçelerini gezdi. HATEKS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Abud Abdo ve Yönetim Kurulu üyesi Toni Abdo bilgi verdiler.

HALHALI ZEYTİNİN NESLİ TEHLİKE ALTINDADIR  

Bu arada Slow Food adlı sivil toplum örgütünün Antakya gönüllüleri ve Defne Kadın Kooperatifi Üyeleri zeytin bahçelerini ziyaret ettiler.

Halhalı zeytin cinsinin dünyada sadece Hatay'da yetiştiğini söyleyen Slow Food Antakya Topluluğu Lideri Kenan Yurttagül,“ Özellikle Hatay’ın Altınözü ve Yayladağı ilçesinde yükseklerde yetiştirilen Halhalı zeytin, kendine özgü muhteşem bir aromaya sahiptir. Dünyada sadece bu yörede yetişen halhalı zeytinin nesli tehlike altındadır.  Hatay’da yaklaşık 1 milyon civarında halhalı zeytini ağacı bulunmaktadır. Ancak Halhalı başta olmak üzere Hatay’ın özgün zeytin çeşitlerini daha fazla yaygınlaştırmak gerekirken; Gemlik ve Mudanya zeytin çeşitlerini zorlayarak Hatay’da uygulamak, bölgeye özgü türleri ortadan kaldırır. Hatay'da yetişen Halhalı zeytinin ne kadar çok değerli bir zeytin cinsi olduğunun tanıtımını yapmamız gerekiyor” dedi.

Defne Kadın Kooperatifi Üyesi, Çiftçi Münevver Ezelsoy da halhalı zeytinin çok değerli olduğunu belirterek;  " Halhalı zeytin büyüklüğüne göre ve en büyükten küçüğe doğru1-3 arası numaralandırılır.  Halhalı, yağmurla birlikte daha çok yağlanır. Zengin topraklarımızda ve sürekli esen rüzgar sayesinde beslenir. 2 kg halhalı zeytin 1 kg zeytinyağı verir. Kırma, kilye ve kül ile salamurası da yapılır. Halhalı zeytinin bir bölümü yeşil kırma zeytin olarak bölgemizde de tüketiliyor. Aynı zamanda komşu Arap ülkelerine ihraç ediliyor. Siyah sofralık veya yağlık olarak da yapıyoruz. Halhalı zeytini aşı ve çelikle çoğaltıyoruz. Halhalı çok değerlidir. Halk olarak kendi aramızda kullandığımız; “Halhali, temenü ğalü”  şeklinde bir tabir vardır. Yani “halhalı zeytini çok değerlidir, çok pahalıdır” anlamına gelir" diye konuştu.

Habere Ait Resimler