Ercan YILDIRIM: Yaşanan Değişimleri Doğru Değerlendirmeliyiz

5 görüntülenme Ocak-2019

Otuz beş yılı aşkın gazetecilik yaşamımda, en rahat gerçekleştirdiğim söyleşilerden biri Dörtyol Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ercan Yıldırım ile oldu. Dörtyol gibi yıldızı parlayan kentlerde işadamları, bürokratlar, profesyoneller ister istemez az ya da çok irdeleyerek, ağzından çıkacak kelimeleri çok dikkatlice seçerek konuşuyorlar. Soru sorarken, karşınızdakinin fiziğini bilseniz bile kimyasını bilme şansınız yok, nezaketinizi yitirme şansınız yok, ne yaparsanız yapın o istemedikçe doğruyu söyletmeniz de söz konusu değil… İtiraf edeyim. Hiçbir şekilde gerçeğe ulaşamayan ne söyleşi yapmayı sevmişimdir ne de bu tür yapılan söyleşileri okumayı. Yine de söyleşi adına ne bulduysam okurum. Soruların değil, verilen yanıtların önemli olduğunu bilir ve yanıtların içinde söylenenden çok söylenmek istenmeyenlere Odaklanırım. Dörtyol, hatta daha büyük düşünecek olursak Hatay hala bu anlamda “küçük” bir yer, herkes birbirini bilir. Gazeteciye de işadamına da doğal olma, dürüst kalma şansı veriyor. Dörtyol TSO’nın yeni Başkanı Ercan Yıldırım’ı yıllardır yakından izliyorum. Öncelikle rahat bir insan, kompleks adeta sıfır, eleştiriye alışılmadık ölçüde açık. Sonuçta bir işadamı, kazanmayı seviyor ama kazandığını paylaşmayı da çok seviyor. Yıldırım; başında bulunduğu DTSO’nın bölgemizdeki ve ülkemizdeki değişen, gelişen koşullara uyum sağlayarak, sürekli öğrenen ve paylaşan bir kuruluş olması için çalışıyor…

Son seçimlerde ekibiyle birlikte bayrak yarışını güçlü bir şekilde kazanan DTSO Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Yıldırım; “Önceliğimiz tüm kurum, kuruluş, STK, seçilmiş ve atanmışlarla birlikte Dörtyol ve Payas’ın önceliklerine odaklanmak ve asıl hedeflerimiz doğrultusunda birlik, beraberlik içerisinde kol kola, omuz omuza yürümektir. Ayrıca kentlerimizin gelişiminin yanı sıra üyelerimizin kişisel gelişimini ve Odamızın dinamik yapısını korumayı ön planda tutmaya devam edeceğiz” açıklamalarında bulunarak önemli detayları bizlerle paylaştı. Umarım benim dinlerken aldığım keyfi sizler de okurken alırsınız... Herkesin kendi payına dersler çıkartması dileğiyle işte söyleşimiz.

ÖNCELİKLE ODAYLA İLGİLİ KISA BİR BİLGİ VEREBİLİR MİSİNİZ?

Kuruluş tarihi 1926 yılı olan Odamızın aktif üye sayısı 1700 civarındadır. 2018 yılının Nisan ayında gerçekleştirilen seçimlerde 11 grupta toplam 25 meclis üyesi görev aldı. 2018 yılı bütçemiz 1.900.000 TL’dir. KOBİ ağırlıklı DTSO sorumluluk alanları içerisinde Dörtyol ve Payas ilçemiz yer almaktadır. İsdemir’in fabrika bölümü, MMK, Çayırova, Atakaş, İlhanlar, Baştuğ, Yolbulan, Metalat ve Payas OSB de bulunan firmalarımız gibi istihdamı yüksek olan sanayi tesislerimiz de odamıza üye kuruluşlarımızdır. Bu nedenle gelirimiz birçok ildeki sanayi Odaları ve borsalarından daha fazladır. Ayrıca Odamız ‘5 Yıldız’ seviyesindeki akreditasyon belgesini 4 yıl önce alarak üyelerine en iyi hizmeti vermeye devam ediyor.

BÖLGENİZİ AĞIRLIKLI SEKTÖRLER AÇISINDAN KISACA TANITABİLİR MİSİNİZ?

Bölgemiz de Enerji, Sanayi, Ticaret, Lojistik ve Tarım öne çıkan sektörlerimiz arasında yer almaktadır. Dörtyol ve Payas İlçeleri İskenderun gibi Türkiye´nin önemli demir-çelik üretim fabrikalarına sahiptir. Türkiye’nin toplam yassı çelik üretiminin ve ihracatının büyük bir kısmı sınırlarımız içerisinde yer alan tesislerden gerçekleştirilmektedir. Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşu listesinde ilk 500 firmalar arasında Dörtyol Ticaret ve Sanayi Odamıza kayıtlı olarak faaliyet gösteren demir çelik sektörü içerisinde yer alan çok sayıda firmamız bulunduğuna da dikkat çekmek istiyorum.

Sınırlarımız içerisinde Dörtyol BOTAŞ terminali gibi ham petrollerin depolandığı bir merkezimiz, çeşitli şirketlere ait gaz dolum ve akaryakıt tesislerimiz, özel sektöre ait haddehaneler, tel ve çivi fabrikaları mevcuttur. Bu sanayi tesislerindeki mal giriş ve çıkış kapasitesinin yüksek olması nedeni ile taşımacılık sektörü de gelişmiştir. İlçemizde arıcılıkta yapılmaktadır. Bunun yanı sıra ilçemiz kışlak arıcılığı müsait olup, dışarıdan arıcılar gelip konaklamaktadır. Dörtyol verimli toprakları sayesinde Yaş Sebze ve Meyve İhracatının Merkezi konumundadır. Buna paralel olarak narenciye paketleme tesisleri ile de sektörde dikkat çeken bir özelliğe sahiptir.

GÖREVE GELDİĞİNİZ GÜNDEN İTİBAREN NE TÜR FAALİYETLER YAPTINIZ?

Nisan ayından bu güne kadar ülkemiz ve bölgemiz ekonomisine katkı sağlayabilmek için durmadan çalıştık. Gece gündüz her kurumla istişarelerde bulunduk. Çalışmalarımızı şu başlıklar altında özetlemek istiyorum:

  • Bütçemizi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin girişimleriyle nefes kredisi adı altında tüm üyelerimize açtık. Dörtyol ve Payas’ta toplamda 7 milyon 500 bin liralık düşük faizli kredinin kullanılmasına öncülük ettik.
  • Odamızın WEB sayfası alt yapı sisteminde gerekli çalışmaları yaptırdık ve TOBB ile görüşülerek E-imza ile Elektronik Belge Yönetim Sistemine (EBYS) geçiş yapıyoruz. Bundan böyle üyelerimiz 7/24 belgesini elektronik ortamda alacak e imzalı belgesini istediği kurumda kullanacaktır. Üyemiz Web sayfamız üzerinden kredi kartı ile aidatını da ödeyebilecektir. İhracat yapan üyelerimizin evrakları elektronik ortamda e-imza ile imzalanacaktır. ATR, MENŞE ve EUR.1belgeleri onaylanmaya başlandı. Böylelikle üyelerimiz Odaya gelmeden 7/24, hafta sonu, gece-gündüz, fark etmeksizin, dış ticaret personelimizin cep telefonuna gelen maile istinaden onaylamasıyla gümrük müdürlüğünün ekranına otomatik olarak gönderilmesi sağlandı. Limana yanaşan gemi ve içerisindeki ürünler beklemeyecek.
  • Ramazan ayında yoksul ailelere gıda yardımında bulunduk. Toplamda 1000 aile bu yardımlardan faydalandı. Yeni eğitim ve öğretim yılında ise toplamda 1200 öğrencimize eşofman yardımında bulunduk.
  • Üye ziyaretlerimiz devam etmektedir. Sanayicilerimizin ve üyelerimizin sorunları paylaşıp yetkililere ileterek çözümler aramaktayız.
  • Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Meybem A.Ş. Uzmanını Odamızda ağırladık. Her meslek grubundan üyelerimizin katılımıyla bir toplantı gerçekleştirdik. Mesleki yeterlilik belgesi almak zorunluluğu getirilen her iş kolu için Hatay ABİGEM ile iş birliği yaparak sınavların ve belgelendirmenin Odamızda yapılmasını sağladık.
  • Hatay ABİGEM müdürlüğü artık her Salı odamızda danışmanlık faaliyetleri yürütecektir. Tüm üyelerimiz KOSGEB ve MEYBEM ile ilgili her türlü bilgiye Salı günleri odamızda ulaşabileceklerdir.
  • İlçemizdeki Devlet okullarına kentimiz dışından getirilen yemeklerin artık Dörtyol sınırları içerisinde faaliyet gösteren yemek firmalarımız tarafından karşılanması konusunda 11. Meslek grubumuzun önerisi değerlendirilerek Yönetim Kurulu olarak gerekli girişim ve çalışmalarımızı yaptık. Şuanda iki meslek lisemizden bu yemek ihtiyaçları karşılanmaktadır.
  • Gaziantep Ticaret Odası Demir Çelik meslek grubu ile Odamız Demir Çelik Meslek Grubunu Payas Belediye Başkanımızın desteği ile Payas Külliyesi’nde ağırladık. Dörtyol ve Payas’ta sac üretimi yapan fabrikalarla ve ilgili üyelerimizle görüşmeler sağlandı. Sektörün ekonomiye katkıları konuşuldu.
  • TOBB Filistin komitesinde görev verildi. Burası serbest bölge olacak. Burada yer almam nedeniyle gelişmelerin bölge iş insanlarımıza daha hızlı bir şekilde ulaşmasını sağlayacaktır.
  • Sosyal medyayı iyi kullanır duruma geldik. Yaptığımız ve yapacağımız tüm çalışmaları bu şekilde de başta üyelerimiz olmak üzere herkese hızlı bir şekilde ulaştırma imkânına kavuştuk.

HEDEF VE PLANLARINIZDAN BAHSEDER MİSİNİZ?

Bölgemizin sosyal ve ekonomik kalkınması için ilgili mevzuatlarımıza uygun bir şekilde gerçekleştirdiğimiz faaliyetlerimiz de aktif ve gelen tüm taleplere hızlı dönüş sağlayabilmek için çalışma sistemimizdeki niteliğimizi sürekli iyileştiren bir kurum olma gayreti içerisinde görevimizi yapmaktayız. Paydaşlarımız ve üyelerimiz arasındaki işbirliği kültürünü, memnuniyetini geliştirmenin yanında görev sınırlarımız içerisindeki her alanda kaynakların doğru kullanımını sağlama misyonuyla hareket ederek kurumumuzun etkinliğini artırıcı çalışmalar yapmaktayız. Öncelikli hedeflerimizin ilk sırasında bölgemizin mevcut potansiyelini tam anlamıyla kullanabilmesini sağlayabilmektir. Bunun yanın da; bölgemizin sunduğu avantajlardan buralarda yaşayan insanlarımızın en iyi şekilde faydalanması için özellikle yatırımların doğru ve etkili bir şekilde yönlendirilmesini gerektiği gibi bölgede yaşayanların da bu gelişmelere kendini hazır duruma getirmesi de önemlidir. Kurumların, sivil toplum kuruluşların sürekli fikirlerini alıyoruz. O kurumların sorunlarını da Odamızda düzenlediğimiz toplantılarla çözüm bulunmasına destek oluyoruz. Bu bakış açısı çerçevesinde DTSO olarak sorunları doğru tespit ederek, uygun çözümler üretmeye çalışıyoruz. Çünkü sosyal sermayenin ekonomik ve sosyal hayata katılımının sağlanması, toplumun tüm kesimlerinin yaşam kalitesini ve refah düzeyini de yükseltecektir. Bunun için de ilk olarak bugüne kadar fazla görev üstlenmemiş olan meslek komitelerimizin işlerlik kazanmasını sağlıyoruz. Çalışma programımızı hazırlarken her alandan ilgili meslek komitesindeki arkadaşlarımız bir araya gelerek en etkin faaliyetleri belirleyerek yönetime rapor halinde sunuyorlar. Yönetime gelen bu bilgileri de sorunların muhatabı olan en üst makamlara ileterek konunun takipçisi oluyoruz.

Bir de özellikle bölgemiz içinde faaliyet gösteren tüm sektörlere yönelik üyelerimizin uluslararası pazarlara açılımlarına yardımcı olabilmek, ürettikleri ürünlerin ihracatını artırmak amacıyla ulusal ve uluslararası düzeyde düzenlenen fuarlara katılım gösteriyoruz. Firmalarımızın dış ticaret mevzuatları ve uygulamaları konusunda belli bir tecrübe düzeyine ulaşmalarına katkı sağlamak amacıyla eğitim seminerleri ve çeşitli ülkelere inceleme ziyaret programları gerçekleştiriyoruz. Bu gezi programların da firmalarımızın uluslararası pazarlardaki partnerleri ile görüşme yapmalarını sağlıyoruz.

Erzin ilçemiz dâhil yıllık 1 milyon ton narenciye ürünlerinin üretildiği Dörtyol’da soğuk hava deposu, paketleme tesisi eksikliğinin yanında bunları işleyecek fabrikamız dahi bulunmamaktadır. Biz çiftçilerimizin ve narenciye üreticilerimizin refahını, mutluluğunu, kalkınmasını istiyoruz. Narenciye pazarında iyi noktalara gelebilmek, rekabet şansımızı yükseltebilmek için fark yaratacak ürünlere yönelmeliyiz. Narenciyeyi sadece yaş sebze meyve olarak değil de kozmetik alanında da değerlendirebiliriz. SODES kapsamında hazırlanan “Dörtyol Narenciyesi Emin Ellerde” adı altında gerçekleştirilen kursta portakal, limon, mandalina, greyfurt çiçekleri kullanılarak hepsi birbirinden faydalı kolonya, krem, sabun, parfüm üretildiğini biliyoruz. Narenciye ürünlerinin A’dan Z’ye kadar olan her türlü ürünün değerlendirilmesi hususunda seri üretim yapabilecek tesislerin kurulması yönünde de çalışmalar başlatıyoruz.

Bize göre narenciye ürünleri üretimden ve tanıtımdan kaynaklı sıkıntılardan dolayı hak ettiği değeri görmüyor. Eğer Dünya da yaşanan değişimleri dikkate almayarak içinde bulunduğumuz bu yeni değişim dönemine yaklaşamazsak, eski gözlüklerle değerlendirmeye devam edersek, geri kalmaya, şaşırmaya da devam edeceğiz. Ama bu değişimleri doğru değerlendirebilirsek, gerek Türkiye’de, gerekse dünyada çok farklı bir yere oturacağımıza inanıyorum. Tabi daha çok verimlilik ve kazanç olacaktır.

Türkiye’nin mega projelerinden ‘Yerli otomobil’ üretiminin bölgemizde yapılması ise hedeflerimizin ilk sırasında yer almaktadır. Bu atılımda yerli otomobil üretimi için yeterli altyapısı olan bölgemizin de imzası olsun istiyoruz. Eğer yerli otomobil üretiminin bütünü mümkün değilse, o zaman herhangi bir aksamına yöneliküretim noktaları bölgemizde tesis edilmelidir.

BU KONUYU DAHA DETAYLI DEĞERLENDİREBİLİR MİSİNİZ?

Cumhurbaşkanımızın yerli otomobil konusunda bir talebi oldu ve konu tüm Türkiye’de heyecanla karşılandı. Nitekim yapılan çalışmalar sonucunda Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde Türkiye’nin otomobilini yapacak 5 firma açıklandı. Ülkemizin tanınmış ve önde gelen şirketlerini oluşturan bu firmalar aslında otomobil sektörünün zaten içindeler. Bu nedenle hedeflenen tarihe kadar Türkiye kendi otomobilini yapacaktır. Şimdi ‘üretimin yapılacağı fabrikanın hangi ilde kurulacağı’ merakla beklenirken, bütün iller ‘Türkiye’nin otomobili’ne ev sahipliği yapmak istiyor. Tabi ki herkes böyle önemli bir yatırımın, üretimin kendi şehrinde, bölgesinde yapılmasını doğal olarak ister. Bugün Türkiye’nin 81 ilinden hangisi biz istemiyoruz der ki. Burada önemli olan hadise ticaretin ve üretimin kendine özgü oluşmuş metodu çerçevesinde hareket edebilmektir. Kimse hatır gönül için ya da duygusal yaklaşımlarla bir yere gidip para yatırmaz.Yaklaşık 3000 bin parçadan oluşan otomotiv sektörü daha çok inovasyon isteyen, kümelenme teknolojiye ulaşım imkânı arayan, profesyonel iş gücüne ihtiyaç duyulan bir alandır.

SİZ BÖLGEMİZİN HANGİ ÖZELLİKLERİNDEN DOLAYI BU YATIRIMI TALEP EDİYORSUNUZ?

Bizim bölge öncelikle, limanlarıyla, otobanlarıyla, demiryollarıyla, havayollarıyla yani tüm ulaşım imkânlarıyla, Uluslararası nitelikteki çok sayıda bulunan lojistik firmasıyla önemli bir güce ve lokasyona sahiptir. Dünya’nın en eski ve geleceğin “stratejik deniz ulaşım merkezi” olan İskenderun Körfezi; Ortadoğu, Afrika ve Avrupa ülkelerinin deniz ihracatlarında stratejik önemi de bulunmaktadır. Özellikle demir çelik sektöründe Türkiye’nin üretim üslerindendir. Bugün Tosyalı Toyo Çelik A.Ş.’de, Apple gibi teknoloji devlerinin telefonlarda ve tabletlerde kullandığı hassas çelik plakalar, hatta elektrikli araçların akülerinde kullanılan levhaların, 8 mikrona kadar incelikte hassas çelik üretilebiliyor. Ayrıca madeni gıda kutuları ve film kaplanmış buzdolabı çeliği imal edilebiliyor. Bu alanlardaki sanayicilik, ustalık ve işçilik tecrübesi, teknik personel potansiyeli de otomotiv üretecek firmalarımızın göz ardı etmemeleri gereken önemli avantajlarımızdan bazılarıdır.

Yine Türkiye’nin otomotiv ve yan sanayi filtrelerindeki üretimin %63’ü ilimiz sınırları içerisinde gerçekleştirilmektedir. İskenderun – Hassa – Payas Tüneli Projesi’nin hayata geçirilerek tamamlanmasının ardından otomobil üretiminin maliyetlerinin düşürülmesi açısından da isabetli olacaktır. Üniversiteleriyle, petrol dolum ve enerji tesisleriyle, Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşu arasında yer alan çok sayıdaki Global firmalarıyla, eğitimli insan gücü ile otomobil üretimi için gerekli her türlü alt yapıya sahibiz.

Aslında tarihsel ve sosyal anlamda da çok sayıda özellikleri bulunan bir bölgedeyiz. 7.500 yıllık kardeşlik, hoşgörü ve medeniyetlere ev sahipliği yapması nedeniyle Dünyaya örnek bir kentiz. Türkiye Cumhuriyetine katılmak için 19 yıl savaşan vatanseverler Hatay’dadır. Düşman işgalinden kurtuluşta ilk kurşunu atanlar Dörtyol’dadır. Yaş Sebze ve Meyve ihracatımızla Türkiye’nin birinci sırasına yerleşmişizdir. Toplam vergi gelirleri ve kendi kendine yeten il olma özelliğiyle Türkiye’de ilk 10 içerisindeyiz. Amanos Dağları Avrupa’nın biyolojik çeşitlilik bakımından en değerli ve acil korunması gereken 100 ormanı arasında bulunmaktadır.

Özellikle böcek koleksiyonerleri arasında çok revaçta olan altı taraklı Akbez Geyik Böceği, dünyada sadece Amanos Dağları’nda yaşamaktadır. “Hatay Sarısı“ adıyla tescillenmiş bir ipekböceği ırkı burada bulunmaktadır. Dünyanın en lezzetli deniz ürünü arasında gösterilen “jumbo” karidesi Akdeniz’de en fazla İskenderun Körfezi’nde avlanmaktadır. Türkiye genelinde yaşayan yaklaşık 400 kelebek türünden yaklaşık üçte birinden fazlası Hatay sınırları içerisinde yer almaktadır. Ticaret ve Sanayi Odaları, Hatay Esnaf ve Sanatkârları Odaları Birliği, Sivil Toplum Kuruluşları ve vizyoner toplum önderleri gerçekleştirdikleri çalışmalarıyla Hatay’da önemli başarılara imza atmaktadır. En uzun deniz sahil şeridi, yayları, gastronomi özelliğiyle de Hatay, yatırımcılar için cazibe merkezidir. Ortadoğu’ya açılan en önemli sınır kapıları Hatay’da bulunmaktadır. Savaş bitince buralardan otomobiller ihraç edilecektir.

Özetleyecek olursak Hatay, insanlığın ilk yerleşim yerlerinden biri, geçmişten günümüze farklı kültürlerin ve farklı inançların bir arada yaşadığı, birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış barış, kardeşlik ve hoşgörü kenti, Türkiye’nin Ortadoğu’ya, Ortadoğu’nun da Anadolu’ya, Akdeniz’e ve Avrupa’ya açılan kapısıdır. İşte saymakla bitiremeyeceğimiz bu özelliklerimizi doğru platformlarda doğru şekilde anlatabilirsek hedefimize ulaşabiliriz. Bölgeninbu yatırımla ilgili ciddiyetini, ne kadar istekli olduğunu ortaya koyduğumuz zaman konsorsiyumun İskenderun Körfezi’ne ciddi şekilde ilgi göstereceğini düşünüyorum.

BU YATIRIMI BÖLGEMİZE KAZANDIRABİLMEK İÇİN NASIL BİR YOL İZLEYECEKSİNİZ?

İsteyince her şey oluyor! Bunun için Dörtyol Ticaret ve Sanayi Odası olarak ilimizin, hatta bölgemizin önemli iş insanlarımızın, STK temsilcilerinin, Milletvekillerimizin de içerisinde yer alabileceği bir komisyon oluşturularak otomobile talip 5 firma ziyaret edilerek, bölgemiz tercih edilirse kendilerine sunulacak imkânlar ve altyapılar hakkında bilgiler paylaşmayı planlıyoruz. Tüm bunları birlik, beraberlik ve güven ortamı ile pekiştirerek izah edebilmemiz durumunda Hatay’ın, Dörtyol ve Payas’ın yani İskenderun Körfezi’nin bu konudaki ciddiyetini daha net ortaya koymuş oluruz. Bu firmalarımız uygun arsa, altyapı ve bürokrasi sorunları ile uğraşmamalılar. Gücümüzü ‘ortak akılda’ birleştirelim diyorum. Buradan bu firmalara seslenmek istiyorum: ‘Gelin bölgemize bu yatırımı yapın ben Dörtyol Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı olarak sizin gönüllü bir çalışanınız olarak gece gündüz demeden sizin için koşturma sözü veriyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü geleceği için, Hatay ve Hatay’lılar buna hazırdır.’

DTSO BAŞKANI OLARAK İLÇENİZİN SİZE GÖRE EN ACİL ÇÖZÜME KAVUŞTURULMASI GEREKEN SORUNLARI NELERDİR?

İlçemizin en öncelikli sorunlarından biri üst tarafından geçen otoyolun çevre yolu olması konusudur. Bunun için 2. Meslek komitemizin girişimleri ve yönetim kurulumuzun çalışmalarıyla Ulaştırma Bakanlığına bağlı Karayolları 5. Bölge Müdürlüğü ve ilgili kurumlarla gerekli görüşmeler yapıldı ve ardından yazışmalarımızı gerçekleştirdik. Yönetim Kurulumuz tarafından görevlendirilen bazı üyelerimiz takipçisi olmaktadır.

Bir diğer önceliğimiz ise sağlıktır. Dörtyol’un sağlık sektöründe büyük açığı var. İşçi kesiminin ağırlıklı olduğu bölgemizde başta yanık ünitesi olmak üzere birçok branşın yer aldığı entegre bir hastaneye ihtiyacımız var. Milletvekillerimizin bu yönde çalışmaları olduğunu biliyoruz ve bu yönde atılan adımları yakından izliyoruz. Bizlerde tüm gücümüzle destekliyoruz. Eğer 5 yıldızlı nitelikte bir hastane kurabilirsek Ortadoğu ülkelerinden de buralara hasta çekerek para da kazanabiliriz.

Bir de atıl durumda bekleyen Nursan Hastanesi’nin oluşturulacak bir konsorsiyum ile hizmete girdirilmesini bölgemiz açısından önemli buluyoruz. Suriyeli vatandaşlarında ağırlıklı olarak yaşadığını düşündüğümüzde artan nüfus nedeniyle sağlık sektöründeki açığımızı bu şekilde bir nebzede olsa kapatılabiliriz. Nursan Hastanesi ile ilgili girişimlerimiz devam etmektedir. TOBB başkanı ve Ankara’daki yetkililerle görüşmelerimiz oldu. Bu hastaneyi de bölgemiz ekonomisine kazandırmak için çabalamaktayız.

Ayrıca öğrencilerin yoğun olduğu ve çok işleyen hastane caddesi bölgesinde ölümlü kazalar meydana gelmektedir. Halkımızın can güvenli açısından önemli gördüğümüz bu sorunu 2019 yılı için deburaya tüp geçit yaparak çözüme kavuşturmak istiyoruz.

DTSO OLARAK GİRİŞİMCİLERE NE GİBİ DESTEKLER SUNABİLİYORSUNUZ?

Ülkemizin ve bölgemizin kalkınmasının temel dinamiklerinden olan girişimcilik, ekonomik hayatın gelişmesi açısından olmazsa olmaz unsurlar arasındadır. İş fırsatlarının çoğaltılması, nitelikli işgücünün ve yüksek katma değerli ürünler üretim kapasitesinin artırılarak istihdam olanaklarının sürdürülebilirliğinin sağlanması ve farklı kesimlerin de iş piyasasına dâhil olması özellikle de yerel kalkınmaya olumlu etki eden temel katkılar arasında yer almaktadır.

Yeni işletmelerin kurulması ile yerel ürün ve hizmet tedarikinde sağlanan artış, gelirin yerleşim yerinde kalmasına yardımcı olmasından dolayıgöçün azaltılmasına da katkıda bulunmaktır. DTSO olarak girişimcilik kültürünün geliştirilmesine yönelik KOSGEB, İŞKUR, DOĞAKA gibi kuruluşlarımızla işbirliği yaparak inovatif girişimcilere yönelik bölgemizin uluslararası düzeyde rekabet gücünün artırılmasını destekleyen yenilikçi, bilgi odaklı ve sektörlerin ihtiyaçlarına uygun “Uygulamalı Girişimcilik Eğitimleri” düzenlenecektir. Tabi bölgenin sanayi ile çevre ve sosyal bileşenlerin göz ardı edilmeden sürdürülebilir bir kalkınma hedefini benimseyerek, gelişme eksenlerine ve önceliklerine paralel gerçekleştirilen eğitim sonunda KOSGEB sertifikasına sahip olacak olan girişimcilerimiz KOSGEB hibelerinden faydalanacaktır.

Bunun yanında, özellikle kadınlarımıza, üniversite mezunu gençlerimize yönelik düzenlenecek eğitim seminerleri ile KOBİ’lerimizin sektörlerinde ihtiyaç duyacakları kalifiye eleman teminine de katkı sağlanacaktır. Özetleyecek olursak bölgemizdeki girişimcilik ekosisteminin gelişmesi ve girişimcilik kültürünün yayılması konusunda dün olduğu gibi bugün ve yarınlarda da çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bölgemizdeki girişimcilik ekosisteminin gelişmesi ve girişimcilik kültürünün yayılması konusunda üzerimize düşen tüm sorumluluğu yerine getirmeyi sürdüreceğiz.

ŞİMDİ DE SİZE BAZI KİŞİSEL SORULAR YÖNELTMEK İSTİYORUM. BAŞKANIM SİZİ TANIYABİLMEMİZ ADINA KENDİNİZİ TANITIR MISINIZ?

1964 yılın da 7 çocuklu ailemin en küçüğü olarak Dörtyol da doğdum. Evli ve iki çocuk babasıyım.

ÇOCUKLUĞUNUZDAN BU GÜNE KADARKİ YAŞANTINIZI KISACA ANLATIR MISINIZ?

Babam çiftçilik yapardı. Tarlamıza tütün, kavun, karpuz, soğan, fasulye ekilirdi. Ürünler toplanırken ve onlar kasalara istiflenirken yardımcı olurdum.Tarlayı sulamaya dahi giderdim. İnek sağardım. Yanık yayardık. Nar tepeler, incirden belben yapardık. Kurbanlarımızı babam keserken ona yardımcı olurdum. Deriyi yüzme işini öğrenelim diye bize yaptırırdı. Tabi deriye zarar verdiğimizde de bize kızardı. Çalışmayı çok severdim. Ortaokul dönemlerimde yaz aylarında akrabamıza ait olan tuhafiye dükkânında tezgâhtar olarak çalışırdım. Hatta okul çıkışlarında, hafta sonlarında dahi yardıma giderdim. Bazı arkadaşlar ‘babanın parası var niye çalışıyorsun’ bile derlerdi. Lise dönemlerimde kömür ve gübre sektöründe hizmet veren ağabeylerime ait işyerinde 1981 yılına kadar pazarlama bölümünde görev yaptım. Sonra askere gittim. Geldikten sonra bir yıl kadar ne yapabilirim diye düşünmeye başladım.1985 yılında demir çelik sektöründe hizmet veren Akkatoğlu firmasına girdim ve 12 yıl aralıksız burada çalıştım. 1997 yılında ‘Yıldırım Kömür’ adıyla kendi firmamı kurdum.18 yıldır da Atakaş Şirketler Grubu’nun Türkiye genelindeki dağıtıcı firması olarak hizmet vermekteyim.

TİCARET DIŞINDA ÇOCUKLUĞUNUZDA HAYAL ETTİĞİNİZ MESLEK VAR MIYDI?

Gençlik dönemlerimde Payasspor’da futbol oynardım. Hatta büyük kulüplerden teklifler dahi aldım. Ama aile göndermedi. Sonları ise yakın bir akrabamızın hava subayı olması nedeniyle bu meslek ilgimi çekmeye başladı. Hava Harp Okulu sınavlarına girdim. Kazanmama rağmen annem göndermek istemedi. Bu nedenle hem futbolculuk hem de hava subayı olma hayallerim yok oldu. Tabi çocukluğumdan itibaren çalışmaya başladığım için de ticarete kendimi yönlendirdim.

UZUN YILLARDIR MECLİS ÜYELİĞİNİ YAPTIĞINIZ DTSO’NIN BAŞKANI OLDUNUZ. KENDİ AÇINIZDAN KONUYU DEĞERLENDİRİR MİSİNİZ?

19 yıldır üyesi bulunduğum, 14 yıldır meclis üyeliğini ve bu süre zarfında başkanvekilliğini de yaptığım bu kurum ve birlikte çalıştığımız ekip arkadaşlarım bana bir şans verdi ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine layık gördüler. Ben de mahcup olmamak ve onları da mahcup etmemek için elimden geleni yapıyorum. Hep ekibe odaklanıp doğru insanlarla çalışmaya gayret ettim. Başarıyı da başarısızlığı da birlikte sahipleniyoruz.

DTSO BAŞKANI OLARAK KENDİNİZİ NASIL TARİF EDERSİNİZ?

Yaptığım iş ve sonuçlarıyla ilgili olarak öncelikle hep kendim tatmin olmalıyım diye düşündüm. Geriye dönüp baktığımda, benim yönettiğim süreçte küçülen bir kurum olmamalı. Genellikle sistemi en iyi şekilde çalıştırarak, hızlı kazanımları hayata geçirip büyümeye hedefledim. Olumlu sonuçlar da hep böyle geldi. Ben yaptığım işi çok seviyorum. Başarının anahtarı da ‘’sevmek’’ değilmidir? Bu yalnız iş için geçerli kavram değildir. Her kapıyı açan aslında sevgidir. Çalışırken yorulmayan ve büyük keyif alan bir kişiliğe sahibim. İşimi sevmemin de verdiği motivasyon ile gün boyunca dinamik, neşeli oluyorum. Bir de hangi işi yaparsanız yapın onu en iyi yapacaksınız. Her detay sorumluluğunuzda olunca gece gündüz çalışmak kaçınılmaz hale geliyor. Ama daha önemlisi de hizmet ettiğiniz insanlarla temas halinde olacaksınız. Profesyonel yaşamda özellikle karşınıza çıkabilecek sorunların üstesinden hızlı aksiyon alarakgelebilmek için iletişim kurmak oldukça önem arz ediyor. Bu özelliğim birlikte omuz omuza çalıştığım ekiplere de dolaylı olarak sirayet ediyor. Tabi ‘Ortak Akılla’ ‘Ekip Ruhuyla’ hareket ettiğimiz zaman başarı kendiliğinden geliyor. Bunlar başarının sürekliliğinin temel etkenlerindendir. Araştırmacı ve meraklı kişiliğimin de başarı yolunda yürümemde büyük katkı verdiğini söyleyebilirim.

İŞ İNSANI OLARAK KENDİNİZİ NASIL ANLATIRSINIZ?

İş dünyası insana zorluklardan yılmamayı öğretir ve yapılmış işlerden kendiniz için örnekler çıkarmanızı sağlar. Ancak fark yaratabilmek için koşulları zorlamak ve başarmak gerekiyor. Bu felsefeyle yola çıkan bir kişi olarak azimli, kararlı, disiplinli, sevgi dolu, hayatı seven biri olduğumu rahatlıkla söyleyebilirim. Benim için yaşamda en önemli kriter insan olmayı başarmaktır. Hayata bakış açınız bu şekilde olduğunda yaşam size bir başka akmaya başlıyor. İnanın karşımıza çıkan tüm sorunları da rahatlıkla çözüme kavuştura biliyorsunuz. Ayrıca tez canlı bir yapım var ve başladığım işi bitirmeden huzur bulamıyorum. Bir de iş hayatımda değişime açık olmayı, sorumluluğu paylaşmayı, beklemeyi, planlı ve sabırlı olmayı öğrendim.

HER İKİ GÖREVİNİZİ BİR ARADA NASIL BİR ANLAYIŞLA YÜRÜTÜYORSUNUZ?

Önemli olan dengelerdir. Nerede olduğunuz veya nerede durduğunuzdan çok, bütünün içerisinde ne gibi misyonlar üstlendiğinizi farkında olmanız gerekiyor. Çözüm odaklı ve yaklaşımlarınız sakin olduğu zaman tüm görevleri rahatlıkla yürütebilirsiniz. Çünkü ‘Su akar yolunu bulur’. Yeter ki siz samimi olun.

SON OLARAK VERMEK İSTEDİĞİNİZ BİR MESAJ VAR MI?

‘Disiplin’-‘Değişim’-‘Sevgi’ ‘Saygı’-‘Hoşgörü’ ve ‘Şükretmek’ başarı için önemli unsurlardır. Her şey emek ister, bu nedenle herkes çok ama çalışmalıdır. Özellikle gençlerimizin düzenli, planlı çalışma ile hem aile hem iş sorumluluklarının üzerinden geleceklerine inanmalarını, mutlaka kısa ve uzun vadeli hedefler koymalarını öneririm. Samimi, dürüst ve öğrenmeye aç olsunlar. En önemlisi kararsız kalmasınlar. Kendilerine güvensinler, güçlerinin farkına varsınlar ve uygulamaya başlasınlar. Zamanını ve enerjilerini iyi yönetsinler. Her şey bir adımla başlar bunu unutmasınlar. Ne iş yapıyorlarsa tutkuyla yapsınlar. Çocuklarımıza ve topluma ancak bu şekilde örnek olarak var olabilir, katkı sağlayabiliriz.

Habere Ait Resimler