Demire Ve Çeliğe Bilgiyle Hükmeden Dünyaya da Hükmeder!

5 görüntülenme Ocak-2020

“Demire ve çeliğe bilgiyle hükmeden, dünyaya da hükmeder” ilkesini Teknoversite vizyonu ile harmanlayan İskenderun Teknik Üniversitesi’nde (İSTE) düzenlenen Demir Çelik Festivali ve Sempozyumu’nda; Demir Çelik Endüstrisini ilgilendiren güncel gelişmeler, teknolojiler, bilimsel gelişmeler, problemler ve çözüm önerileri konunun uzmanları tarafından tartışıldı.

Sempozyumun açılış konuşmasını yapan İSTE Rektör Vekili ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selçuk Mıstıkoğlu; “Bugün demir çelik endüstrisinin sorunlarını tüm boyutlarıyla tartışmak ve çözüm önerileri oluşturmak için toplanmış bulunuyoruz. Yeni çelik üretim teknolojileri geliştirerek ve katma değerli ürünler üreterek rekabetçiliğimizi artırmamız gerekmektedir. Bu nedenle, sektörel Ar-Ge çalışmalarına önem vermek ve bu konuda işbirliği yapmak zorunluluk haline gelmiştir. İSTE olarak, bu konuda ekosistemin ihtiyacı olan her türlü insan kaynağını yetiştirmek, bilgiyi keşfetmek, bilgiyi teknolojiye dönüştürmek ve nitelikli işbirliği yapmak için var gücümüzle çalışıyoruz” dedi.

Sempozyum Başkanı İSTE Mühendislik ve Doğa Bilimleri Dekanı Prof. Dr. M. Eyyuphan Yakıncı’nın konuşmasının ardından sempozyumun ilk sunumu; Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Başkanı Dr. Veysel Yayan tarafından yapıldı. Yayan, sunumunda; Türkiye’nin dünyadaki çelik üretimindeki yerine değindi. Türkiye’nin giderken artan çelik üretimiyle dünya çelik sektöründe ilerlemeye devam ettiğinin altını çizdi. Dünyada demir-çelik sektörünün gelişmeye devam ettiğini, ancak daha gidilecek çok mesafe olduğunu belirtti. Çin’in tüm dünyada üretimde büyük bir paya sahip olduğunu, bu nedenle sektörde attığı her adımın büyük ses getirdiğini dinleyicilerle paylaşan Veysel Yayan, yapılması gerekenin, Ülke olarak doğru stratejiler üreterek, ithalat ve ihracat konusunda istenen noktaya gelinmesi olduğunu söyledi.

MMK Metalürji CEO’su Denis Kvasov ise sunumunda; Türkiye’de yapılan çelik yatırımlarına ve İskenderun’un bu sektördeki yerinin önemine değindi. Kvasov ayrıca; “Bölgemizdeki en büyük limanlardan birine sahibiz. Çalışmalarımızı yaparken bu Körfezin değerinin farkında olmalı ve ona göre işler yapmalıyız. Bizler şirket olarak bölge insanına istihdam ve ülke ekonomisine de katma değer sağlamaya çalışıyoruz. İnanıyoruz ki önümüzdeki dönemlerde ihracatta ciddi oranda artışlar bekliyoruz” dedi.

Ardından Oyak Maden Metalürji’den Fatih Çıtak, dünyada çelik sektörünün trendleri ve bu trendlerin Türkiye’deki yansımaları nelerdir? sorularına yanıt verdiği konuşmasında, şu açıklamaları yaptı:

“Çelik sektörü krizlerden ilk etkilenen sektördür ve olumlu etkilerden ise en son payını alan sektördür. Bu nedenle küresel çapta çelik sektörünün nereye gidebileceği ile ilgili ön görülerde bulunmalıyız. Hem şirketler hem kişiler plansız hareket etmemelidir. Türkiye yaşanan krizlerden yapılması gerekenler konusunda deneyim sahibi oldu. Türkiye’deki koşullarla, özel şirketler yaşamayı öğrenmiş durumdadırlar. Her türlü krizde ayakta kalabileceğimizden eminim. Eşit şartlar altında Türk özel teşebbüsü dünyadaki bütün örnekleri ile rekabette başa baş gidebilmektedir. Türkiye’nin çelikte gelecekte pozitif büyümeye doğru gideceğini düşünüyoruz. Çelik sektörü için gelecek kötü bir senaryoya sahip değildir. Sistemlerin sürekliliği ancak üretebildiği sürece olacaktır. Küresel sistem kendi varlığını devam ettirmek için kendi istihdamını da sağlamalıdır.” 

Habere Ait Resimler