Makaleler > Serdar KİRMİT > HASTALIK NASIL BAŞLADI?

HASTALIK NASIL BAŞLADI?

Serdar KİRMİT

mail@rapordergisi.com | www.isimsoyisim.com | Twitter | Facebook

HASTALIK NASIL BAŞLADI?01/02/2019

Son günlerde en önemli gündemimiz Venezüella. Herkes aynı soruyu soruyor? Nasıl olur da petrol rezervleri S.Arabistan’dan bile fazla olan bir ülkede insanlar sefaletle boğuşuyor? Sebebi petrol fiyatlarının dünya çapında 120 dolardan 60 dolara kadar gerilemesidir. Ama bu aslında sonuçtur, sefaletin sebebi ise Venezüella ekonomisinin petrole olan aşırı bağımlılığı hatta ekonomisinin neredeyse sadece petrol üzerine inşa edilmiş olmasıdır. Neyse ki, bizim petrolümüz yok ama yine de bu acınacak durumdan büyük dersler çıkarmamız gerekiyor. Türkiye ekonomisinin hastalandığı artık yadsınamaz bir gerçek. Hastalığın belirtileri; dövizde yüksek iniş çıkışlar (kronik tansiyon), enflasyon (yüksek ateş) ve düşen üretim, tüketimle birlikte yükselen işsizlik (kalp yetmezliği). Peki teşhis ne: Hollanda hastalığı. Ya da net olarak söylersek Hollanda hastalığının Akdeniz versiyonu bizimkisi. Aşırı değerli TL’den kaynaklı ithalat patlaması, üretimin iflası ve tüketim bağımlılığı.

 

Hollanda Hastalığı mı?                                                                                              

Bu hastalığın Dünya’da sık görülmesi 1970’li yıllara uzanır. Hastalık virüsünün bulaşma şekli dövizdir. Yani bir ülkeye çeşitli sebeplerle ani ve büyük miktarda yabancı para akımı olduğunda bünye (ülke ekonomisi) hastalanır. Hangi ülkelerde yaşandığına bakalım. 1959’da Hollanda’nın kuzeyinde (Gröningen) Avrupa’nın en büyük doğalgaz rezervleri keşfedildi. 1970’li yıllardaki Petrol krizleri ile enerji fiyatlarının aniden yükselmesi, Hollanda’nın keşfettiği doğal gaza olan talebi yükseltti. Artan talep Hollanda’ya büyük miktarda döviz girmesini sağladı ve ülke hızla zenginleşti. Hızlı döviz girişiyle, Hollanda'nın para birimi Florin aşırı şekilde değerlendi. Milli gelir aniden arttı ve sanal bir refah ortamı doğdu. Ülkenizin parası aşırı değerliyse, ithalat ucuza gelir. Çünkü sizin paranız, ihracatla ülkeye girecek olan dövizden daha değerlidir. Hollanda yaptığı ithalatla başka ülkelerin sanayisini besledi ve o ülkelerde istihdam yarattı. Ama kendi üreticisi; ithalatla rekabet edemez, sanayi ürünleri üretemez ve ihraç edemez duruma geldi. Bütün konsantrasyon yeni keşfedilen kaynağa kaydığında; geleneksel ihraç ürünlerinizde üretim azalmaya başlar, yatırımlar düşer. Bu durum işsizliği de artırır. Kısacası, tek bir ihraç ürününe bağımlı olursunuz. Bu durum literatürde; 'Kaynak Laneti' olarak da bilinir.                                    

Petrol ‘lanet’ midir?                                                                                                               

Hollanda Hastalığı doğalgazla sınırlı değildir; 1970’lerde petrolün varil fiyatı 4 kat artınca İskoçya açıklarındaki petrol yatakları ekonomik olarak çok cazip hale gelmiş ve İngiltere petrol ithal eden bir ülkeden net petrol ihracatçısı konumuna yükselmişti.  Bunun sonucunda İngiliz Sterlini aşırı değerlenmiş, işçilik maliyetleri çok yükseldiği için diğer sektörler ihracat yapamaz duruma gelmiş ve ekonomi durgunluğa girmişti. Topraklarında bol miktarda petrol ve doğalgaz rezervi bulunan Kardeş ülke Azerbaycan da yakın zamanda bu hastalığın pençesinde kıvranmıştı; petrol ihracatı, ülkeye bol miktarda yabancı döviz girişi sağlamış ve bunun sonucu olarak ülke parası aşırı değer kazanmıştı. Petrol fiyatlarındaki aşırı düşüş sonucu Azerbaycan Merkez Bankası, dalgalı döviz kuruna geçme kararı aldı. 2015 Şubat ve Aralık aylarında art arda devalüasyonlar oldu. Benzer devalüasyonlar Rus Rublesinde de yaşandı.

 

Kahve de Hastalık yapar mı?                                                                      

Brezilya’daki sel koşulları ve Guatemala’daki deprem, 1975’te dünya piyasasında önemli ölçüde kahve kıtlığına sebep olmuştu. Bu yüzden kahve fiyatları çok fazla arttı. Bunu gören Kolombiya, kahve üretimini %76 arttırdı. Kahve sektörünün getirdiği bu inanılmaz kar, Ulusal para birimi pezoyu aşırı değerlendirdi. Bu durumda ülke yatırımcıları kahve sektörüne yönelip diğer sektörlerle pek ilgilenmemeye başladılar. Pezonun bu değer artışı diğer sektörlerde üretimin azalmasına, azalan üretimin yerine de ithalat yapılmasına neden oldu. 1986 yılında kahve üreticilerine getirilen yüksek vergilerden sonra ekonomideki kahve bağımlığı sona erdi.

 

Hollanda hastalıktan nasıl kurtuldu?                                                                                             

Türkiye’de ne zaman tarım üretimi tartışılsa Hollanda örneği gündeme gelir? Hollanda ne ara hastalıktan kurtuldu da Avrupa’da tarımın lideri oldu? Nedir bu işin sırrı? Yüzölçümü Konya'dan biraz daha büyük olan Hollanda, yılda ortalama 100 Milyar Euroyla tarım ürünü ihracatında (ABD’den sonra) dünya ikincisi konumunda. Hollanda topraklarının yarısı deniz seviyesinin en az bir metre altında bulunuyor. Hollandalıların su ile savaşı uzun bir tarihe dayanıyor. Ülkenin neredeyse yüzde 60’ı suyla mücadele sonucu kazanılan topraklardan oluşuyor. Yani deniz seviyesinin altında kalan toprakların doldurulması ile elde ediliyor. O yüzden toprak çok kıymetli ve herkes bunun farkında. Toprak, su ve tohumuna sahip çıkan Hollanda bu yüzden et, süt, kesme çiçek, çiçek soğanı ve tohum üretiminde dünyanın ilk 3 ülkesi arasında yer alıyor. Hollanda hastalığı sadece ekonomik olarak değil, jeolojik olarak da Hollanda’nın başına çok dert açtı.Gröningen bölgesinde 60 yıldır süren doğalgaz sondajı nedeniyle her yıl onlarca deprem yaşanıyor ve binlerce bina zarar görüyor. Ülkenin gaz ihtiyacının neredeyse tamamını karşılayan bu alanın 2030’a kadar tamamen kapatılması öngörülüyor.

Akdeniz Tipi Hollanda Hastalığı nasıl oluyor?                                                                

Hollanda’nın 7 katından fazla ekilebilir toprak alanına sahip Türkiye ise buğdaydan soğana kadar her şeyi ithal ediyor. Peki dünyanın en büyük 20 ekonomisi içinde olan Hollanda kaçıncı sırada? Türkiye’nin hemen üstünde 17. Sırada. Yani biz geçen yıl maalesef sıramızı Hollanda’ya kaptırdık. Çünkü biz topraklarımızın kıymetini bilemedik. Tarımı, hayvancılığı, balıkçılığı küçümsedik. Rantı emeğe, inşaatı sanayiye, ciroyu katma değere tercih ettik. Bizim petrol ve doğalgaz gibi yer altı zenginliğimiz sınırlı, kahve gibi tarımımızı domine eden bir ürünümüz de yok. Peki neden hastalandık? Yurtdışından akan sıcak para ve beton aşkı yüzünden. Ucuz döviz, TL’yi aşırı değerli yaptı; yerli üreticinin maliyetleri arttı, rekabet gücü azaldı. Lüks mallar ucuz döviz sayesinde bollaştı, ithalat patladı, ihracat yapmak zorlaştı. İnşaat sektörü tarımın yerine geçti, köyden kente göçün önünü açtı. Kentlere göç eden nüfus arsa fiyatlarını zıplattı. Arsa miktarı kısıtlı olunca yüksek binalara izin çıktı; toprak rantı yetmedi, gökyüzü rantını yarattı. İnşaattaki yüksek kar marjı, sanayicilerin bile iştahını kabarttı. Anlı şanlı sanayi şirketleri AVM, rezidans yapmayı marifet saydı. Türkiye’nin ihracat şampiyonu, Ar Ge lideri olmakla övünen şirketi, yüksek teknolojiden ‘Zorlu’kla kazandığı parayla arsa kapattı. İmalatta tarımda kar kalmayınca bankalar da inşaatı fonlamaya başladı, kıymetli finansman kaynakları; yol, köprü, tünel, havaalanı, stadyum projelerine aktı. Yani bizim hastalığımız karbonhidrat diyeti gibi tek yönlü beslenme kaynaklı. Oysa ki, bizim geleneksel mutfağımız zeytinyağlı. Hollanda hastalığı bizim dolaşım ve sindirim sistemimizi bozduysa; çaresi ‘Akdeniz Diyeti’ olmalı.        


Sosyal Ağlarda Paylaş

Yazarın diğer makaleleri Tarih
HASTALIK NASIL BAŞLADI? 01/02/2019
MÜHENDİSLİK Mİ YAZALIM TIP MI? 01/01/2019
BAMBU STRATEJİSİ NEDİR? 01/12/2018
EYVAH! YİNE Mİ SİYAH KUĞU? 01/11/2018
ENFLASYON HIRSIZLIK MIDIR? 01/10/2018
NEREDE KOPTUK? 01/08/2018
DÜNYAYI KADINLAR MI KURTARACAK? 01/07/2018
BERABER YAŞAMAYA MAHKUM MUYUZ? 01/06/2018
YA GELECEK GELDİYSE? 01/05/2018
BANKADAKİ PARALAR KİMİN? 01/03/2018
YAŞ MI, KURU MU? 01/01/2018
BİR MİLLET NASIL ÇÖKER? 01/12/2017
ELDEKİ KUŞ MU, DALDAKİ Mİ? 01/11/2017
MIAMI NERENİN BAŞKENTİ? 01/10/2017
PARA’NIN ŞİFRESİ ÇÖZÜLDÜ MÜ? 01/09/2017
KNİDOS’un AFRODİT’i Bulundu Mu? 01/08/2017
HİZMET BEDAVAYSA, ÜRÜN BİZ MİYİZ? 01/01/2017
ATALARIMIZIN SUÇU MU? 01/12/2016
MÜZİK DURACAK MI? 01/10/2016
SÖZCÜKLERİN KOKUSU VAR MIDIR? 01/09/2016
BİLGİ KONTROL EDİLEBİLİR Mİ? 01/06/2016
DEVLET NE İŞE YARAR? 01/05/2016
KÖMÜR KARASI MI? GÜNEŞ SARISI MI? 01/04/2016
‘DUBAİ OLMAK’ NE DEMEK? 01/03/2016
CUMHURİYET İYİ BİR FİKİR Mİ? 01/11/2014
KAZAKİSTAN UKRAYNA GİBİ OLUR MU? 01/10/2014
İSKENDERUN SİNGAPUR OLABİLİR Mİ? 01/05/2014
FUTBOLDA DEMOKRASİ OLUR MU? 01/04/2014
YAVUZ HIRSIZ EVSAHİBİNİ BASTIRIR MI? 01/03/2014
35 YILDA NE DEĞİŞTİ? 01/02/2014
TÜHH! SAVAŞ OLMAYACAK MI? 01/09/2013
ARSUZ UÇACAK MI? 01/07/2013
ÇARE‘SİZ’ MİSİNİZ? 01/06/2013
TUZ KOKARSA? 01/05/2013
FİYATI KİM BELİRLER? 01/03/2013
HALA GÖÇEBE MİYİZ? 01/02/2013
STRATEJİK DERİNLİK Mİ, VURGUN MU? 01/01/2013
MOZAYİK Mİ, ERİYİK Mİ? 01/12/2012
GOOD BYE ATATÜRK MÜ? 01/11/2012
GAZ MI FREN Mİ? 01/10/2012
İŞİNİZ Mİ VAR, MESLEĞİNİZ Mİ? 01/08/2012
ÖLEN Mİ SUÇLU, ÖLDÜREN Mİ? 01/07/2012
SUÇ KİMDE? 01/06/2012
İKİ GÜN DAYANAMADINIZ MI? 01/05/2012
BREZİLYA MI, ARABİSTAN MI? 01/04/2012
ZAYTUNG MU? 01/03/2012
DENEYİM SATMAK MI? 01/02/2012

Ziyaretci Sayısı