Makaleler > Uğur KANTEKİN > DEĞER VERME VE DEĞERSİZLİK HİSSİ

DEĞER VERME VE DEĞERSİZLİK HİSSİ

Uğur KANTEKİN

mail@rapordergisi.com | www.isimsoyisim.com | Twitter | Facebook

DEĞER VERME VE DEĞERSİZLİK HİSSİ 01/08/2018

Eğitimci yazar Alişan Kapaklıkaya kitabında anlatıyor: 2010 yılında Şanlıurfa’ya konferans için gittim. Salonda 550 öğretmen vardı. Konu, “İLHAM VEREN ÖĞRETMEN”. En ön sıradan bir parmak kalktı: “Siz benim de öğretmenimdiniz, ben de size geldim ve yemeğinizi yedim”.

Duygulandım. Sahneye çağırdım. Geldi: Bahsettiğiniz kartlardan bana da yazmıştınız, dedi. Elini ceketinin cebine sokup bir kart çıkardı. Okuyabilir miyim dedi.

Mikrofonu aldı ve okudu: “Merhaba Mehmet, Sende liderlik özellikleri var. Eğer içindeki liderlik cevherini ortaya çıkarıp geliştirirsen topluma ilham veren bir lider olursun. Bayramını bu duygularla kutluyor, gözlerinden öpüyorum. Sana güveniyorum. Her zaman yanında olduğumu bilmeni isterim.” Yol Arkadaşın Alişan Kapaklıkaya 15 Mart 1990

Vay be. Tam 20 yıl olmuş. Bir kart 20 yıl cepte taşınır mı? Hem de hiç yıpratılmadan…Sarıldık Mehmet’le.. Salondaki öğretmenler ağlıyordu.

Sen şimdi ne iş yapıyorsun Mehmet?  Şanlıurfa Vali Yardımcısıyım hocam.

Demek bir kart daha yazsaydım kesin vali olacakmışsın. Bu defa kahkahalar koptu.

Sonradan duydum. Mehmet kaymakamlık yaparken öğretmenleri toplayıp o kartı gösteriyormuş. Ve diyormuş ki: Öğrencilere bir şeyler öğretmek için onları zorlamayın. Onların kendilerini fark etmelerini sağlayın ve yüreklerini tutuşturacak bir hedef oluşturmalarına yardım edin. Gerisini onlar halleder. Yeter ki siz onlara İLHAM VERİN.

Zira bir insana verebileceğiniz en büyük katkı, en büyük yardım, en büyük destek, en büyük kardeşlik armağanı; ona kendisini değerli, biricik, vazgeçilmez, önemli hissettirmektir. Hissettirmekten öte gerçekten öyle olduğuna önce sizin inanmanız lazımdır. Çünkü inanmayan inandıramaz…

KALPLER ACIKMIŞTI BEDENLERİ DOYURDUK: Kardeşlik, Yardımlaşma ve Dayanışma etkinliklerinin tavan yaptığı Ramazan-ı Şerifte insanın insana yardımı, desteği, sunabileceği katkı ve gösterebileceği kardeşliğin aslında ne olduğunu, nasıl olması gerektiğini bir kez daha sorgulamak gerektiğini düşünelim.  Yardım ve dayanışma kelimelerini kullandığımız anda zihninizi kontrol ediniz. Neler canlanıyor? Elbiseler, eşyalar, gıda kolileri ve zarf içinde paralar. İnsanoğlunun temel ihtiyacı hakikaten bunlar mı? Yoksa bunların ötesinde göremediğimiz olgular da mı var?

Dünyanın en fakir 105 ülkesinden temsilciler dünyadaki yoksulluk ve yoksulların sorunları başlığı altında kongreye çağrılır. Tek tek söz alan konuşmacılar, temel sorunun aslında fakirlik olmadığında birleşirler, biliyor musunuz? Fakir ülke temsilcisine göre temel sorun ne midir? Fakir ülke temsilcileri temel sorunu şu başlıklarla sıralar:
– Zenginler bizi aşağılamasın
– Semtimiz varoş, öte mahalle görülmesin
– Çocuklarımız, varlıklı çocuklarla zaman zaman oynasın

Maddeler daha da var. Var ama açız yoksuluz, yardım edin ifadesi ve feryadı hiç yok.
Tuhaf değil mi? İnsanı yaşarken öldüren en güçlü his; ‘Değersizlik Hissidir’. İnsan doğası gereği sevilmek, beğenilmek, değer görmek ister. Kendini değersiz hisseden, yakınları ve çevre eliyle değersizlik telkin edilen insan hangi imkânlar içinde olursa olsun ezik, sürünen bir bilincin esiri olur. Hayata ağırlıkla madde gözüyle baktığımızdan olsa gerek; yardım- dayanışma kavramlarını da bu eksende anlıyor; infak, diğerkâmlık, kardeşlik vb değerleri ne acı ki gıda kolilerine sıkıştırıp bantlıyoruz. İnsanlığımızın gereğini yaptık, pek bir rahatız öyle mi? Biraz daha düşünelim.

Herkesin yalnızlığa ittiği kişinin yanında yer alabiliyor musun? Herkesin dışladığını, gönlünde ağırlayabiliyor musun? Bütün kapılar yüzüne kapatılana sen kapı açabildin mi? İnfakın, sadakanın, zekât ve bağışın en kıymetlisini sen veriyor, sen dağıtıyorsun. Hiç şüphen olmasın…

“Bir insanı öldüren; bütün insanlığı öldürmüş gibidir. Bir insanı dirilten bütün insanlığı diriltmiş gibidir.” {Maide- 32} Öldürme sadece can almak mı? Diriltme zaten Allah’a mahsus, 
İnsan diriltemez ise… Ne diyor Ayet o vakit?

BİR İNSANI ÖLDÜREN; çeşitli tavır, söylem ve davranışlarla birine kendisini değersiz, verimsiz, beceriksiz, kötü hissettiren. BÜTÜN İNSANLIĞI ÖLDÜRMÜŞ; bütün insanları (büyük bir kitleyi) değersizlik, verimsizlik, beceriksizlik, kötülük mikrobu yaymış ve zehirlemiş GİBİDİR. (Not: Bu söz mutlaka tüm öğretmenlerin bilincine kazınmalıdır)

Neden birine değersizlik hissettiren, bütün herkese değersizlik yayını yapmış, yıkımı tetiklemiş olur? Uzun söze ne hacet! Psikolojik hastalıkların,  suç eğilimleri ve büyük travmaların temelinde bakın ne var? Birinin değersizlik hissi ve değer arayışı binlercesinin canını yakmıyor mu?

BİR İNSANI DİRİLTEN; çeşitli söylem ve davranışlarla birine sevgisi, ilgi, samimiyet yansıtarak ona kendini iyi, verimli, güzel, faydalı hissettiren. BÜTÜN İNSANLIĞI DİRİLTMİŞ bütün insanlara (büyük bir kitleye) iyilik, beceri, güzellik tohumu ekmiş ve can suyu vermiş gibidir.

Yardımlaşma, dayanışma kavramlarını yeniden düşünüp özünü kavramak, uygulamak insanlık ailesini yeniden diriltecek, sanal ayrımlara son verecektir. İnsan kardeşinize ve insanlığa yapabileceğiniz en büyük katkı; Sevginizdir.  

“Komşusu açken tok yatan bizden değildir”. {Hz. Muhammed sav} Ulaşabileceği kadar yakınındaki insan kardeşi; sevgisizlik, ilgisizlik, moralsizlik içinde çöküntü yaşarken kendisi huzurun, sevginin, afiyetin tadını çıkaran; sevgisini ona aktarmayan hakikatine ermiş değildir.

“Aç köpek fırın yıkar! “{Atasözü} Gönlü sevgi, ilgi, takdir ve taltiften uzak tutularak büyümüş/ büyütülmüş insan; diğer insanların sevgi ve huzur kaynaklarını sabote ederek onları da sevgi ve huzurdan mahrum eder.  

“Biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar.” {Atasözü} Yakın yaşayanlar, birbirini izleyebilenler (ki artık herkes herkesi görüyor) sevgi, ilgi, muhabbetin tadını çıkarırken bundan mahrumlar varsa, onlar er geç diğerlerinin dünyasını başlarına yıkacak fiiller ortaya koyacaklardır.

“Sadaka olarak verecek bir şeyimiz yok Ya Rasülallah” dediler. “İnsanlara tebessüm etmeniz de bir sadakadır” buyurdu. {Hadis} Tebessüm dahi sadaka ise şu soruyu kendimize sormalı değil miyiz? Mal ve erzak paylaşımı bir yana, Tebessüm ve selamlaşmada bile cimrileşmedik mi biz?

“Dertlinin derdini dinleyen; yangın dumanında göz gözü görmeyen bir evin pencerelerini açıp havalandıran gibidir”. {Mevlana} İlgi göstermekten öte sadece samimi bir dinlemeyi, bir gönle içini açmayı özleyen nice insan var. Kimseye güvenemeyen sırrı saçılır diye anlatamayan niceleri var.

“Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şeyi haber vereyim mi? Aranızda Selâmı yayınız”. {Hadis} Selamı yaymak selamünaleyküm demek mi? Hayır. Selamı yaymak; güvenirliği, samimiyeti, sevgiyi yaymaktır. İnsan Kardeşine selam vermek; ona kendini açabileceği güveni vermektir…

“İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız”. {Hz. Muhammed sav} İçsel huzurun ve dışsal güvenliğin formülünü içeren bu Hadise klasik dini kavramların biraz ötesine geçerek baksak neler görürüz acaba?

İMAN ETMEDİKÇE; neyi neden yaşadığını, hissettiğini gerçek manada çözümleyerek kendinde ve alemde işleyen sistemi çözme eminliğine, iç barışa, kendisiyle uyuma ermedikçe CENNETE GİREMEZSİNİZ; denge ve huzuru yakalayamaz, vehim, takıntı, saplantı ve vesveselerden kurtulamazsınız.

BİRBİRİNİZİ SEVMEDİKÇE; kafanızda öteki, başkası, gayrısı ve yabancı vb nitelemelerle insanları kategorize etme eğilimi sürdükçe; Yaratılanı Yaratandan ötürü benimseyemedikçe

İMAN ETMİŞ OLMAZSINIZ; ne iç âleminizle barışabilir, ne de dış âleminizdekilerle afiyet bulabilirsiniz.

Kim La ilahe illallah derse cennete girer. {Hadis} Kim iç dünyasında kendinden kendine işleyişi kimseyi suçlamaksızın kabul eder, sindirir ve dış dünyada sonsuz- sınırsız sistem akışına itirazsız teslimiyetle yaşarsa; şimdi, şu an kendi Cennetini yaşar. Nasibimiz olsun. Âmîn


Sosyal Ağlarda Paylaş

Yazarın diğer makaleleri Tarih
KÜÇÜK ÇOCUKLARDA AKRAN ZORBALIĞI VE ZORBALIĞA MARUZ KALMA 01/03/2019
AT GÖZLÜĞÜYLE DEĞİL, AT GÖZÜYLE BAKMAK 01/02/2019
KALICI ÖĞRENME VE YAPILMASI GEREKENLER 01/01/2019
KALP DİLİ 01/12/2018
KADIN İLE ERKEK BEYNİNDEKİ EMPATİ FARKI 01/11/2018
MUTSUZLAR 01/10/2018
DEĞER VERME VE DEĞERSİZLİK HİSSİ 01/08/2018
ŞIMARTILAN ÇOCUKLAR AĞIR BEDELLER ÖDÜYOR 01/07/2018
INOVASYON YENİLİK Mİ? MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ Mİ? 01/06/2018
YUNUS EMRE VE TRAVMA TEDAVİSİ 01/05/2018
DOSTLUK; AKIL VERMEK, TESELLİ ETMEK VE İNAÇLARIMIZ 01/03/2018
BATAN GEMİDEN KALAN SEVGİ… 01/01/2018
FIRSAT EĞİTİMİNE ÖNEM VERMELİYİZ 01/12/2017
ŞÜKÜR BİR SÖZ MÜDÜR? 01/11/2017
SEVGİ NEDİR? ALMALI MI? VERMELİ Mİ? 01/10/2017
STRES NEDİR? OLMALI MI? KURTULMALI MI? 01/09/2017
İNSAN OLMAYI ÖĞRENMEK VE KARAKTER EĞİTİMİ 01/08/2017
SÜREKLİ BAŞARISIZLIĞIN SEBEBİ 01/01/2017
ANACI ERKEK, BABACI KIZ, EHL-İ KEYF GENÇ MODELLERİ ÖRNEKLERİNİN ARTMASI “HATA NEREDE?” SORUSUNU SORDURTUYOR. 01/12/2016
DENEYİMLEYEN, TEVEKKÜL EDEN BİLİNÇ VE KÜÇÜK MUTLULUKLAR… 01/11/2016
KIZGINLIK- GÜCENME- HASET- ÜZÜNTÜ- KORKU-BAĞIŞLAMA 01/10/2016
GENÇLİK KÜLTÜRÜ VE TOPLUMSAL DEĞERLER 01/09/2016
İSTEKLERİMİZİ HANGİ YOLLA YAYIYORUZ? 01/07/2016
NİYET NE DEMEKTİR? 01/06/2016
SON MODA RUH HASTALIĞI: MEMNUNİYETSİZLİK 01/05/2016
DERTLİYSEN EĞER… 01/03/2016
KUŞATILMAYAN HEDEF FETHEDİLEMEZ! 01/11/2014
ÇEKTİKLERİMİZ HEP KENDİ ELİMİZDEN Mİ? 01/10/2014
TELEVİZYONUN ESİRİ OLDUK… 01/05/2014
SEVGİ, GERÇEK ANLAMDA KENDİNİ BULABİLMESİ İÇİN NE İSTER?.. 01/04/2014
İLETİŞİMDE SORU SORABİLME 01/03/2014
HUZUR MU? MUTLULUK MU? 01/02/2014
KİMSENİN SİZİ ÜZMESİNE İZİN VERMEYİN VE KİMSEYİ DE ÜZMEYİN. 01/09/2013
MUHABBET… 01/07/2013
ANNELER GÜNÜ HEDİYESİ 01/06/2013
HAYATA İKİ YÖNDEN BAKMAK… 01/05/2013
EŞLER BİRBİRLERİNDE NELERE TAHAMMÜL EDEMİYOR… 01/04/2013
ÖFKELENİNCE NEDEN BAĞIRIRIZ? 01/03/2013
BİLİNÇALTINI YÖNETMEK 01/02/2013
SEVGİYİ İFADE ETMEK 01/01/2013
BOŞANMALARI ÖNLEYELİM…… 01/12/2012
GENÇLİĞİN DEĞERİ BİLİNSE İHTİYARLIĞIN ŞİKÂYETİ AZALIR 01/11/2012
GİZLİ KAMERA GEREKLİ Mİ? 01/10/2012
TELEFON VE TELGRAF 01/09/2012
DEPRESYON İLAÇLARI KULLANILMALI MI? 01/08/2012
CENNET KOKULU ELMALAR 01/07/2012
MUALLİM VE MÜELLİM 01/06/2012
HZ ALİ DEN YÖNETİCİLERE NASİHATLER 01/05/2012
SOSYAL VE MANEVİ BENLİK 01/04/2012
HAYIR DİYEBİLMEK 01/03/2012
ÖZGEÇMİŞ NASIL OLMALI? 01/02/2012

Ziyaretci Sayısı